Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

11.151,03▼ -%0,01

Dolar

49,79 ₺▲ +%0,07

Euro

55,56 ₺▼ -%0,17

Gram Altın

6.499,49 ₺▲ +%1,15

Ons Altın ($)

4.065,47 $▲ +%0,73

Bitcoin

80.691 $▲ +%0,27

Brent Petrol

109,60 $▼ -%1,70

Ekonomi

TÜSİAD Endeksinde 11 Yılın En Düşük Seviyesi: İhracatta Maliyet Baskısı ve Döviz Kuru Rejimi

Türk lirasındaki reel değerlenme ve artan maliyetler sanayicinin fiyat rekabetini zayıflatırken, TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi 86,1 ile son 11 yılın en düşük seviyesine geriledi.

TÜSİAD Endeksinde 11 Yılın En Düşük Seviyesi: İhracatta Maliyet Baskısı ve Döviz Kuru Rejimi

Türk lirasındaki reel değerlenme eğilimi ve yüksek üretim maliyetleri, yerli üretici ile ihracatçı sektörlerin kâr marjlarını daraltmaya devam ediyor. TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 86,1 puan seviyesine inerek son 11 yılın en düşük düzeyine geriledi. Bu düşüş, Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki fiyatlama esnekliğinin ve rekabet avantajının hızla eridiğine işaret ediyor.

Geleneksel Sektörlerde Kâr Marjı Daralması

Maliyet baskısının sektörel dağılımı incelendiğinde; gıda, tekstil ve mobilya gibi emek yoğun ve geleneksel sanayi kollarında kâr marjlarının belirgin şekilde sıkıştığı görülüyor. Buna karşın yüksek teknolojili ve katma değerli üretim yapan sektörlerde dış şoklara karşı dayanıklılık görece daha güçlü seyrediyor. Ancak Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verileri, Türkiye'nin küresel mal ihracatındaki payının 2024 yılı itibarıyla kademeli bir düşüş trendine girdiğini ve pazar payı kayıplarının derinleştiğini ortaya koyuyor.

İthal Ara Malı Tercihi Üretim Yapısını Bozuyor

Reel kurun ulaştığı seviyeler, sanayide ithal ara malı kullanımını yerli girdi maliyetlerine kıyasla çok daha cazip hale getiriyor. Üretim fonksiyonunun ithalata bağımlı bir yapıya kayması, yerel tedarik zincirlerinde çözülme riskini beraberinde getirirken, ihracatçıların dış talep zayıflığına karşı fiyat kırma imkânını kısıtlıyor.

TCMB'den Kurda Denge Arayışı: Vadeli Araçlar Öne Çıkıyor

Para politikasında dezenflasyon önceliği sürerken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz kuru politikasında ince ayar yapması bekleniyor. Piyasa projeksiyonlarına göre, aylık kur artış hızının mevcut yüzde 1 bandından yüzde 1,3 ile 1,7 aralığına doğru esnetilebileceği, ancak enflasyon hedeflerini riske atmamak adına yüzde 2'nin üzerindeki artışlara izin verilmeyeceği tahmin ediliyor. TCMB'nin kur oynaklığını dengelemek için spot piyasada doğrudan rezerv satışı yerine Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz (NDF) ve forward gibi türev enstrümanları daha etkin kullanacağı öngörülüyor.

Piyasa Notu: İhracatçı şirketlerin zayıflayan fiyat rekabet gücü ve kâr marjı daralması, borsa tarafında geleneksel sanayi hisseleri üzerinde kâr realizasyonu baskısını artırırken, döviz kuru politikasında NDF bazlı adımlar döviz piyasasında volatilite kontrolünün devam edeceğini gösteriyor.

Paylaş: