Turşu İhracatından 9 Ayda 301,6 Milyon Dolarlık Döviz Girdisi
Türkiye, ocak-eylül döneminde 121 ülkeye 197 bin 692 ton turşu ihraç ederek 301 milyon 675 bin dolar gelir elde etti. Dış satımda ilk sırayı Almanya aldı.
Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, bu yılın ilk 9 ayında 121 ülkeye 197 bin 692 ton turşu göndererek 301 milyon 675 bin dolarlık ihracat geliri sağladı. Geçen yılın aynı döneminde 300 milyon 973 bin dolar seviyesinde olan dış satım geliri sınırlı bir artışla aşıldı.
İhracat gelirinin omurgasını biber ile hıyar ve kornişon çeşitleri oluşturdu. Yılın 9 aylık diliminde biber turşusundan 129 milyon 551 bin dolar, hıyar ve kornişon turşularından ise 129 milyon 87 bin dolar gelir sağlandı. Bu iki ürün grubu toplam turşu ihracatının yaklaşık yüzde 86'sına karşılık geldi.
En büyük ihracat pazarı 56 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 32 milyon 724 bin dolarla ABD, 29 milyon 118 bin dolarla Hollanda, 27 milyon 379 bin dolarla İngiltere ve 13 milyon 95 bin dolarla İspanya takip etti. Dönem boyunca Rusya, Fransa ve Bulgaristan'a yapılan dış satım hacminde de yükseliş kaydedildi.
Tarımsal üretimin katma değerli mamullere dönüştürülmesinin önemine işaret eden Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, ana hedeflerinin mevcut pazarlardaki konumu güçlendirirken markalı ihracatı ve ürün çeşitliliğini artırmak olduğunu aktardı.
Türkiye'nin 9 yıldır küresel ölçekte lider turşu üreticisi konumunu koruduğunu belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Elçiboğa ise toplam ihracatın yüzde 75'inin Ege Bölgesi'nden gerçekleştirildiğini bildirdi. Türk ürünlerinin uluslararası fast food zincirleri ile AB perakende raflarında yaygın şekilde yer bulduğunu dile getiren Elçiboğa, sebzenin işlenip kavanozlanarak satılmasının yarattığı katma değere dikkat çekerek yıl sonu için 500 milyon dolarlık ihracat hedeflediklerini kaydetti.
Piyasa Notu: Tarımsal ürünlerin ham madde yerine işlenmiş gıda olarak ihraç edilmesi birim başına döviz getirisini yükseltirken, gıda sanayisinin operasyonel kâr marjlarını ve cari dengeye sağlanan katkıyı destekliyor.