Türkiye'nin Yıllık İhracatı 409,1 Milyar Dolarla Tarihi Zirveye Çıktı
Cumhuriyet'in 103. yılı dönümünde Türkiye'nin yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı 409,1 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı; dünya ticaretinden alınan pay yüzde 1'in üzerine yerleşti.
Türkiye'nin yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatı, eylül ayı verileri ve hizmet gelirleri tahminleriyle birlikte 409,1 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu tazeledi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın paylaştığı resmi verilere göre, yalnızca mal ihracatı cephesinde de yıllıklandırılmış hacim 283,7 milyar dolarla zirve seviyeye oturdu.
Dış ticaretin dönüşüm haritasını detaylandıran Bolat, Türkiye'nin dünya mal ihracatından aldığı payın 2002 yılındaki yüzde 0,55 bandından 2025 yılı itibarıyla yüzde 1,04 seviyesine fırladığını açıkladı. 1923 yılında 50 milyon dolar olan toplam ihracatın bugün 223 ülke ve gümrük bölgesine yayılan 13 bin farklı ürün grubuna ulaştığı bildirildi. Güncel verilerde 51 ülkeye yapılan ihracat 1 milyar dolar barajını aşarken, 33 il tek başına 1 milyar doların üzerinde dış satım hacmi yakaladı.
İhracat sepetindeki niteliksel dönüşüme işaret eden istatistikler, sanayi mamullerinin toplam satış içerisindeki payının yüzde 94,3'e yükseldiğini ortaya koyuyor. İmalat sanayisinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki ağırlığı ise 2026 yılı eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda yüzde 44,1 oranına çıktı.
En büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği pazarında da pazar payı genişlemeyi sürdürdü. 1996 yılında 11,3 milyar dolar olan AB'ye ihracat, yıllıklandırılmış olarak 118,7 milyar dolara tırmanırken; AB-27 blokunun toplam ithalatı içerisindeki Türkiye payı yüzde 2,2'den yüzde 4,1 ile rekor düzeye ulaştı.
Türkiye'nin 1973 yılında ancak bir yılda gerçekleştirebildiği 1 milyar dolarlık ihracatı, bugün bazı günlerde tek başına 2 milyar doları aşan operasyonel büyüklükle yakalayabildiğini kaydeden Bolat, satın alma gücü paritesine göre milli gelirin küresel ölçekte 11'inci sıraya yükseldiğini ifade etti.
Piyasa Notu: Dış ticaret dengesinde mal ve hizmet ihracatının 400 milyar dolar çıtasını kalıcı olarak aşması, cari açığın milli gelire oranını dizginleyerek Türk lirasının reel dengelenmesine ve döviz rezervi yönetiminde Merkez Bankası'nın manevra alanına destek sunmaktadır.