Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

11.023,99▼ -%0,84

Dolar

49,77 ₺▲ +%0,14

Euro

55,78 ₺▲ +%0,09

Gram Altın

6.425,64 ₺▲ +%0,64

Ons Altın ($)

4.027,23 $▲ +%0,63

Bitcoin

80.340 $▼ -%0,09

Brent Petrol

109,83 $▼ -%1,48

Ekonomi

Tarsus'taki Bir Çarktan Ulusal Şebekeye: Türkiye'nin Yüzyıllık Enerji Yolculuğu

1902 yılında Tarsus'ta bir su değirmenine bağlanan düzenekle başlayan Türkiye'nin elektrik serüveni, Cumhuriyet'in ilk yıllarında atılan sanayileşme adımlarıyla modern ulusal şebekenin temelini oluşturdu.

Türkiye'nin enerji altyapısı, 20. yüzyılın başında yerel ölçekteki mütevazı denemelerden Cumhuriyet'in kalkınma hamlelerine uzanan köklü bir geçmişe dayanıyor. Tarihi kayıtlara göre Türkiye sınırları içindeki ilk elektrik üretimi, 15 Eylül 1902 tarihinde Tarsus'ta gerçekleşti. Berdan Nehri üzerindeki Bentbaşı mevkiinde bir su değirmenine kayış sistemiyle bağlanan dinamodan elde edilen enerji, kentin sokaklarını ve az sayıda haneyi aydınlatarak ülkenin elektrifikasyon serüvenini başlattı.

Büyük şehirlere elektriğin gelişi ise organize sermaye yatırımlarını beraberinde getirdi. İstanbul için 1910 yılında başlatılan girişimler, 1911'de bankaların finansman desteğiyle Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi'nin kurulmasıyla somutlaştı. 50 yıllık üretim imtiyazı alan şirket, hidroelektrik potansiyelinin yetersizliği nedeniyle kömürle çalışan Silahtarağa Elektrik Santrali'ni inşa etti. 11 Şubat 1914'te yaklaşık 15 megavatlık kapasiteyle faaliyete geçen santral, enerjiyi önce tramvay hatlarına, ardından şehre ulaştırarak 1914 yılında 2 bin 55 aboneye ulaştı.

Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923 yılında Türkiye genelinde yalnızca 38 elektrik santrali bulunuyordu. Ülkenin toplam kurulu gücü 32,8 megavat, yıllık toplam üretimi ise 44,5 milyon kilovatsaat seviyesindeydi. Bu dönemde kişi başına düşen yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 3 kilovatsaat olarak hesaplandı.

Genç Cumhuriyet yönetimi, elektriği sanayileşmenin ve toplumsal dönüşümün anahtarı olarak konumlandırarak hızla Anadolu'ya yaydı. 1925 yılında Adana, Artvin, İnebolu, Akşehir, Mersin ve Trabzon elektrikle buluşurken; 1926'da Aksaray, Ayvalık, Bursa, İzmit, Konya, Kütahya, Malatya ve Sivas şebekeye bağlandı. Yeni başkent Ankara'nın ilk tesisi ise 1925'te Bentderesi'nde kurulan 35 kilovatlık doğru akım dinamosu oldu. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketi verilerine göre başkentteki üretim 1929'daki 4,34 milyon kilovatsaatten 1931'de 6,07 milyon kilovatsaate, abone sayısı ise 2 bin 709'dan 4 bin 766'ya çıktı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Enerji Müzesi Müdürü Amed Gökçen, ilk büyük ölçekli santral olan Silahtarağa'nın yalnızca sokakları aydınlatmadığını, kentsel dönüşüm ve sermaye girişinde kaldıraç rolü oynadığını belirtiyor. Gökçen, tesisin uluslararası sermayeyi çekme, teknolojik altyapıyı dönüştürme ve kamusal hizmeti vatandaşa ulaştırma açısından stratejik bir politik altyapı inşa ettiğine işaret ediyor.

Piyasa Notu: Sanayi üretiminin ve ekonomik verimliliğin temel omurgasını oluşturan elektrifikasyon altyapısı, günümüzde de doğrudan yabancı yatırımların ve sanayi rekabet gücünün en kritik parametresi olmayı sürdürüyor.

Paylaş:
Türkiye'nin Elektrikleşme Tarihi: Tarsus'tan Şebekeye | ParaPazarı