Türkiye'nin Kurulu Gücü 127 Bin Megavata Ulaştı: Elektrikte 50 Yıllık Yapısal Dönüşüm
Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin 944 megavata ulaşırken, toplam kapasitenin yüzde 62,9'unu yenilenebilir kaynaklar oluşturdu. Son yarım asırda krizler ve serbestleşme adımlarıyla şekillenen şebeke, nükleer enerjinin katılımıyla yeni bir aşamaya geçiyor.
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde 33 megavatlık yerel şebekelerle başlayan elektrik üretimi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın eylül ayı verilerine göre 126 bin 944 megavata yükseldi. Üretim portföyündeki en belirgin payı ise 79 bin 902 megavat ile yüzde 62,9 seviyesine tırmanan yenilenebilir enerji kaynakları üstlendi.
Mevcut kurulu güç profilinde güneş enerjisi 27 bin 914 megavatlık kapasiteyle toplam portföyün yüzde 22'sini oluşturuyor. Rüzgar enerjisinin payı 15 bin 434 megavat ile yüzde 12,2 seviyesinde gerçekleşirken, bu iki kaynağın birleşik kapasitesi 43 bin 348 megavata ulaşarak sistemin üçte birinden fazlasını teşkil ediyor.
Sistemdeki yapısal değişim 1970'te Türkiye Elektrik Kurumunun (TEK) faaliyete geçmesiyle hız kazandı. 1973 petrol krizi ve 1970'lerin sonundaki döviz darboğazı, fosil yakıta bağımlı ekonomide yerli kaynak ve arz güvenliği arayışını zorunlu kıldı. 1914'ten beri İstanbul'u aydınlatan tarihi Silahtarağa Santrali, verimliliğini yitirdiği gerekçesiyle 13 Mart 1983'te kapatıldı.
Tesisin kapanışının ardından 4 Aralık 1984'te yürürlüğe giren 3096 sayılı Kanun, özel teşebbüsün elektrik üretiminde yer almasının önünü açtı. Yap-işlet-devret modeliyle piyasaya sermaye akışı başlarken, TEK 1993'te TEAŞ ve TEDAŞ olarak ikiye ayrıldı. 2001 tarihli Elektrik Piyasası Kanunu ise üretim, iletim ve dağıtımı birbirinden bağımsız kurumsal yapılara devrederek modern piyasa mimarisini kurdu.
Enerji karmasındaki en kritik eşiklerden biri Mersin'de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile devreye giriyor. Dört reaktörden oluşacak ve toplamda 4 bin 800 megavat güce ulaşacak projede, ilk yakıt yüklemesinin ardından ilk ünitenin yıl tamamlanmadan elektrik üretimine geçmesi hedefleniyor.
Piyasa Notu: Yenilenebilir kaynakların kurulu güç içindeki payının hızla artması ve devreye girecek baz yük nükleer kapasitesi, Türkiye'nin cari açığındaki en büyük yapısal kalem olan enerji ithalatı faturasını orta vadede azaltma potansiyeli taşıyor.