Fintekte Küresel Açılım İçin İç Pazar Deneyimi ve Sürdürülebilir Gelir Şartı
Türkiye'nin dijital ödeme alışkanlıkları fintek girişimleri için laboratuvar niteliği taşırken, küresel sermayenin seçici davrandığı dönemde şirketlerin salt fonlama aramak yerine doğrudan gelir üreten yabancı müşterilere odaklanması gerekiyor.
Kartlı ödemelerde temassız kullanım oranının yüzde 81'e ulaştığı Türkiye pazarında test edilen finansal teknolojiler, sınır ötesi pazarlara açılmada kritik bir zemin oluşturuyor. Ancak küresel piyasalarda artan sermaye seçiciliği, şirketlerin büyümek için yalnızca fon aramaktan ziyade doğrudan fatura kesebilecekleri kurumsal müşterilere ulaşmasını zorunlu kılıyor.
İstanbul Fintech Week Kurucu Ortağı Demet Zübeyiroğlu, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine atıfta bulunarak Türkiye'deki güçlü kullanıcı tabanının girişimciler için önemli bir kaldıraç olduğunu belirtti. 2026 yılının ilk yarısında küresel fintek yatırımlarının 103,1 milyar dolara ulaştığını ve bunun 31,5 milyar dolarının girişim sermayesi işlemlerinden kaynaklandığını aktaran Zübeyiroğlu, sektöre giren toplam fonun büyümesinin her girişimin kolayca yatırım bulabileceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Yerli girişimlerin ürünlerini yurt dışına taşırken yalnızca dil çevirisine güvenmemesi gerektiğine işaret eden Zübeyiroğlu, yerel mevzuat, veri saklama koşulları ve hedef ülkedeki dağıtım ortaklıklarının belirleyici olduğunu söyledi. Yatırımcının karşısına çıkarken en somut göstergenin düzenli ödeme yapan müşteri portföyü ve birim müşteri maliyetlerinin kontrol altında tutulması olduğunu ifade etti.
Yapay zekanın finans sektöründeki dönüştürücü etkisine de değinen Zübeyiroğlu, McKinsey'nin bankacılıkta yıllık 200 ila 340 milyar dolarlık potansiyel ekonomik değer öngörüsünü hatırlattı. Bu kazanımın doğrudan kâra dönüşmesi için altyapı ve veri maliyetlerinin doğru yönetilmesi gerektiğini savunan Zübeyiroğlu, sürecin verimlilik sağlayarak işlem ücretlerini düşürmesi ve küçük yatırımcıların analiz araçlarına erişimini kolaylaştırması gerektiğini kaydetti.
KPMG verilerine göre 2026'nın ilk yarısında yapay zeka odaklı fintek birleşme, satın alma ve yatırımlarının 21,4 milyar doları bulduğunu belirten Zübeyiroğlu, bankaların ve portföy yönetim şirketlerinin girişimlerle yaptıkları pilot projeleri doğrudan ticari sözleşmelere dönüştürmesinin ekosistemin büyümesinde kilit rol oynayacağını sözlerine ekledi. Söz konusu gelişmeler, 5-7 Ekim tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Fintech Week kapsamında Prof. Dr. Daron Acemoğlu'nun da katılacağı oturumlarda tartışılacak.
Piyasa Notu: Fintek ekosisteminde fonlamanın sıkılaşması, şirketleri agresif büyüme yerine kârlı iş modellerine yöneltirken; yapay zeka entegrasyonu sayesinde aracı kurum ve portföy yönetim masraflarının bireysel yatırımcı lehine gerilemesi bekleniyor.