Türk Devletleri Teşkilatı'nda Ticaret Hacmi 1,27 Trilyon Dolara Çıktı
Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve gözlemci ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılası 2,4 trilyon doları aşarken, toplam dış ticaret hacmi 1,27 trilyon dolar seviyesine ulaştı.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerin ekonomik büyüklüğü 2,4 trilyon doları geride bıraktı. Teşkilat tarafından yayımlanan Türk Devletleri Dergisi'nin 7. sayısındaki verilere göre, bölge ülkelerinin toplam ticaret hacmi 1,27 trilyon dolara yükselirken, Türk dünyası geçen yılı ortalama yüzde 6,86 büyüme ile küresel ortalamanın iki katından fazla bir performansla tamamladı.
Raporda, ulaşılan rekor rakamlara rağmen bölge içi ticaretin henüz istenen potansiyeli yansıtmadığı vurgulandı. Bu kapsamda, üye devletler arasında hizmetler ve yatırımların kolaylaştırılmasına yönelik kapsamlı anlaşma müzakereleri hızlandırılırken; merkez bankaları, yeşil finans, rekabet otoriteleri ve mali istihbarat alanlarında kurulan mekanizmalarla ortak pazar entegrasyonu hedefleniyor.
Bölgesel ticareti hızlandıracak ulaştırma yatırımlarında ise 'Orta Koridor' kritik merkez konumunda bulunuyor. Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve Zengezur Koridoru gibi stratejik hatlar, Türk devletlerini Doğu-Batı tedarik zincirlerinin kilit aktörü haline getiriyor. Teşkilat bünyesinde gümrük süreçlerinin yapay zeka ve dijitalleşmeyle hızlandırılması, risk yönetiminin otomatikleştirilmesi ve sınır geçiş sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
Fiziki ticaret koridorlarının yanı sıra teknolojik altyapı projeleri de ivme kazanıyor. Azerbaycan ile Kazakistan arasında Hazar Denizi'nin altından döşenmesi planlanan fiber optik hat, 'Dijital İpek Yolu'nun omurgasını oluşturacak. TDT, coğrafi avantajı ileri teknoloji, inovasyon ve dijital ekonomiyle birleştirerek bölgeyi küresel ticaretin merkez üslerinden birine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Piyasa Notu: Bölge ülkeleri arasındaki gümrük kolaylıkları ve lojistik entegrasyonu, Türk ihracatçısı ve lojistik şirketleri için yeni pazarlar açarken, Orta Asya kaynaklı yatırımların Türkiye piyasasına girişini hızlandırabilir.