Temiz Enerji Artışı Küresel Elektrik Talebini Geride Bıraktı
Küresel elektrik tüketimi geçen yıl 849 teravatsaat artarken, temiz enerji üretimindeki 887 teravatsaatlik sıçrama yeni ihtiyacın tamamını karşılayarak fosil yakıtların yerini almaya başladı.
Uluslararası düşünce kuruluşu Ember verilerine göre, dünya genelinde elektrik talebi geçen yıl 849 teravatsaat artış kaydetti. Aynı dönemde temiz enerji kaynaklarından sağlanan elektrik üretimi ise 887 teravatsaat yükselerek yeni tüketim ihtiyacının tamamını aşan bir performans sergiledi. Küresel üretim artışının 636 teravatsaati güneş, 205 teravatsaati ise rüzgar santrallerinden sağlandı.
Ember Türkiye ve Kafkasya Bölge Lideri Ufuk Alparslan, yenilenebilir enerjinin artık sadece eski fosil santrallere alternatif olmaktan çıktığını, sanayileşme, veri merkezleri ve elektrikli araçların yarattığı devasa ek talebi karşılayan ana güce dönüştüğünü vurguladı. Alparslan, ulaşım ve binalardaki hızlı elektrifikasyon sürecinin elektrik ihtiyacını daha da artıracağını, bu nedenle rüzgar ve güneşteki mevcut kurulum rekorlarının yukarı taşınması gerektiğini ifade etti.
Ülke bazında en sert tüketim artışının yaşandığı Çin'de elektriğin yüzde 42'si temiz kaynaklardan sağlanırken, rüzgar ve güneşin payı yüzde 22'ye ulaştı; fosil yakıtlardan üretim ise 56 teravatsaat geriledi. Elektrik talebi 49 teravatsaat yükselen Hindistan'da yenilenebilir üretim 98 teravatsaat büyüdü ve kömür üretimi 44 teravatsaat düştü. Brezilya'da temiz enerjinin toplam üretimdeki payı yüzde 87'ye ulaşırken, veri merkezlerinin elektrik talebini körüklediği ABD'de ise 131 teravatsaatlik yeni tüketimin yaklaşık yüzde 74'ü yeni güneş ve rüzgar santralleriyle karşılandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verileri doğrultusunda Türkiye'de de kurulu güç portföyü hızla dönüşüyor. Güneş ve rüzgar yatırımlarındaki ivmeyle birlikte, ağustos ayında yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 60 barajının üzerine çıktı.
Piyasa Notu: Elektrik talebindeki artışın temiz enerjiyle karşılanması, enerji emtialarında fosil yakıt bazlı fiyat baskısını orta-uzun vadede sınırlandırırken şebeke altyapısı, batarya depolama ve yenilenebilir enerji teknolojisi geliştiren şirketlere yönelik sermaye akışını hızlandırıyor.