Serbest Bölgelerin 9 Aylık İhracatı 9,8 Milyar Dolara Çıktı: Yüksek Teknolojinin Payı Yüzde 58'i Aştı
Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin ocak-eylül dönemindeki dış satımı 9,8 milyar dolara yükselirken, sevk edilen ürünler içinde orta-ileri ve yüksek teknolojinin payı yüzde 58,4 olarak gerçekleşti.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'deki 19 serbest bölgeden ocak-eylül döneminde gerçekleştirilen ihracat yıllık bazda yüzde 6,3 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Yılın 9 aylık sürecinde serbest bölgelerin sevk ettiği ürün gruplarında orta-ileri ve yüksek teknoloji sınıfının ağırlığı yüzde 58,4 seviyesine çıktı.
Eylül ayında serbest bölgelerin ihracatı yıllık bazda yüzde 14,8 genişleyerek 1,15 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Dış ticaret dengesinde net ihracatçı konumunu koruyan bölgelerde, ihracatın ithalatı karşılama oranı eylülde yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 oldu. Söz konusu dönemde serbest bölgelerden yapılan toplam satışların yüzde 76,1'ini yurt dışı pazarlar oluşturdu.
Üretim ve istihdam altyapısında da hareketlilik sürdü. Halihazırda 466'sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam 1930 firmanın faaliyet gösterdiği serbest bölgeler, 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Yürürlükteki 2 bin 788 faaliyet ruhsatı içinde üretim odaklı lisansların payı yüzde 44,6 düzeyine yükseldi.
Bölgeler bazında dış satım liderliğini Ege Serbest Bölgesi üstlendi. Ege Serbest Bölgesi, 9 ayda ihracatını 159,2 milyon dolar (yüzde 6,7) artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 25,8'ini tek başına gerçekleştirdi. Bölgenin Türkiye ve yurt dışı toplam ticaret hacmi ise 4,81 milyar doları buldu.
İhracat artış hızında öne çıkan Bursa Serbest Bölgesi, dış satımını yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara taşıdı. Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi ihracatını yüzde 23,4 artırarak 425 milyon dolara ulaştırırken; Batı Anadolu ve Trabzon serbest bölgeleri de çift haneli ihracat büyümesi yakalayan diğer merkezler arasında yer aldı.
Piyasa Notu: Serbest bölgelerdeki yüksek teknoloji payının yüzde 58'in üzerine çıkması ve net ihracatçı pozisyonunun sürmesi, cari dengeye doğrudan yapısal katkı sağlarken sanayide katma değerli dönüşümün hızlandığına işaret ediyor.