Sanayide Rekabet Gücü 11 Yılın En Düşük Seviyesinde: Üretimde Daralma ve Kredi Kısıtları Sürüyor
Türk sanayisinin küresel rekabet gücü son 11 yılın en düşük seviyesine gerilerken, imalat sanayinde aylık bazda yüzde 1,9'luk daralma ve yüksek finansman maliyetleri üretim çarklarını baskılamaya devam ediyor.

Türkiye imalat sektöründe rekabet gücü göstergeleri, küresel talepteki zayıflama, artan üretim maliyetleri ve kur dengesizliklerinin etkisiyle son 11 yılın en düşük seviyelerine geriledi. İmalat sanayi üretim endeksinde son açıklanan verilerde aylık bazda yüzde 1,9 oranında düşüş kaydedilirken, ana metal sektörü dışındaki hemen her alt kolda küresel pazarlardaki ihracat avantajının zayıfladığı gözleniyor.
Parite Baskısı ve Dış Pazarlarda Marj Kaybı
Türk ihracatçısının en büyük pazarı konumundaki Avrupa Bölgesi'nde yaşanan talep daralmasına, döviz piyasalarındaki gelişmeler de ekleniyor. Euro/Dolar paritesinin 1,16-1,17 seviyelerinden 1,12 bandına doğru geri çekilmesi, gelirini büyük oranda euro cinsinden elde eden fakat girdi maliyetlerinin önemli bir kısmını dolar bazında üstlenen sanayicilerin kâr marjlarını daraltıyor. Ana metal sanayii dışındaki geleneksel ve orta teknolojili sektörlerde rekabet üstünlüğünün kaybedilmesi, ihracata dayalı büyüme modelini zorlayan temel unsurların başında geliyor.
Kredi Sınırı Esnetilse de Yüksek Faiz Engeli Sürüyor
Reel sektörün işletme sermayesi ihtiyacını desteklemek amacıyla KOBİ kredilerindeki aylık büyüme sınırı yüzde 4,5'ten yüzde 5'e yükseltildi. Ancak ticari kredi faizlerinin ulaştığı yüksek seviyeler, sanayi işletmelerinin finansmana erişimini sınırlandırmaya devam ediyor. Kredi genişlemesindeki teknik gevşemeye karşın, yüksek finansman maliyetleri yeni kapasite ve teknoloji yatırımlarını baskı altında tutuyor.
Reel Sektörde İkinci Yarı Görünümü
Yüksek enflasyon ortamında girdi maliyetlerindeki artış hızı ile döviz kuru artışı arasındaki uyumsuzluk, sanayicinin fiyatlama gücünü törpülüyor. Merkez Bankası'nın faiz patikası ve iç talebi sınırlayan sıkılaşma adımları devam ederken, sanayi üretiminde gözlenen ivme kaybının tersine dönmesi için küresel talepte toparlanma ve finansman koşullarında öngörülebilirliğin artması kritik önem taşıyor.
Piyasa Notu: Sanayi sektöründeki daralma ve parite kaynaklı kâr marjı baskısı, Borsa İstanbul'da işlem gören ihracatçı sanayi şirketlerinin kârlılık rasyolarını zayıflatırken reel sektörün tahvil ve kredi geri ödeme risklerini artırmaktadır.