Sanayide Katma Değerli Üretime 246,7 Milyar Liralık Bütçe Desteği
Hükümet, sanayide yüksek teknolojiye geçişi hızlandırmak ve imalat ihracatını 276 milyar dolara taşımak amacıyla 2027 bütçesinden 246,7 milyar liralık kaynak tahsis etti.
Merkezi yönetim bütçesinden sanayi yatırımlarına ayrılan pay artıyor. 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerine göre, katma değerli üretim ve teknoloji odaklı dönüşüm vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi Programı'na 2027'de 246,7 milyar liralık ödenek aktarılacak.
Orta vadeli bütçe projeksiyonlarında söz konusu kaynağın kademeli olarak yükseltilmesi öngörülüyor. Bütçe teklifine göre sanayi destek ödeneği 2028'de 289,8 milyar liraya, 2029'da ise 328,2 milyar liraya ulaşacak. Sağlanacak finansmanla Türk sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücünün yukarı çekilmesi ve üretim altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Ayrılan kaynakların doğrudan dış ticaret performansına yansıması planlanıyor. Mevcut yılı 266,2 milyar dolar seviyesinde tamamlaması beklenen imalat sanayisi ihracatının 2027'de 276 milyar dolara çıkması amaçlanıyor. Sevkiyat hedefleri 2028 için 286 milyar dolar, 2029 için ise 300 milyar dolar olarak belirlendi.
Program, imalat sanayisinin milli gelirdeki ağırlığını artırmayı da merkeze alıyor. Bu doğrultuda sektörün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payının 2027'de yüzde 15,9'a, 2028'de yüzde 16,5'e ve 2029'da yüzde 17'ye çıkarılması hesaplanıyor. Yıl sonunda 10 milyar doları bulması beklenen uluslararası doğrudan yatırım girişinin ise 2027'de 10,6 milyar dolara, üç yıllık dönemin sonunda 11,5 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
Dış satımda katma değeri yükseltme stratejisi kapsamında orta-yüksek teknolojili ürünlerin imalat ihracatındaki payının 2027'de yüzde 43'e, 2029'da yüzde 45'e çıkarılması planlanıyor. Yüksek teknolojili sanayilerin ihracattaki payının ise 2027 ve 2028 yıllarında yüzde 5,5, 2029'da ise yüzde 5,8 düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Piyasa Notu: Sanayide teknoloji odaklı dönüşüme ayrılan kamu kaynakları, Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren yüksek katma değerli sanayi şirketlerinin orta vadeli kârlılıklarını destekleme potansiyeli taşırken, hedeflenen doğrudan sermaye girişleri döviz likiditesi ve cari denge üzerinde kalıcı iyileşme zemini sunuyor.