Postada E-Ticaret Devrimi: Kargo Hacmi 1,5 Milyara Dayandı, Bölgesel Lojistik Üs Hedefi Netleşti
Geleneksel mektup gönderilerinin hızla yerini e-ticaret kargolarına bıraktığı posta sektöründe paket trafiği 1,46 milyara ulaştı. Türkiye, yeni dönemde lojistikte bölgesel üs olma stratejisini devreye alıyor.
Elektronik ticaretin hızla büyümesiyle kurye, kargo ve taşımacılık sektörleri arasındaki ayrımlar silinirken, posta hizmetleri doğrudan ticari bir altyapıya dönüştü. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı verilerine göre Türkiye, posta ve taşımacılık alanındaki gücünü çok modlu lojistik altyapıyla birleştirerek bölgesel bir aktarma merkezi olmayı hedefliyor.
Sektördeki dönüşüm gönderi istatistiklerine de doğrudan yansıdı. Klasik haberleşme gönderileri 2024 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 40 gerileyerek 224,1 milyon adede inerken, posta kolisi ve kargo hacmi yüzde 5 genişlemeyle 1,46 milyar adede tırmandı. Mevcut yılın ilk altı aylık döneminde işlem gören 728 milyon koli ve kargo gönderisinin yüzde 96'sını kurumsal taşımalar oluşturdu.
Büyüyen operasyon ağı istihdama da yansıyor. Haziran 2026 verilerine göre sektör genelinde faaliyet gösteren posta işletmecileri, 9 bin 543 şubede yaklaşık 123 bin kişilik iş gücüne ulaştı. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında Eylül 2026 itibarıyla 26'sı ulusal ölçekte olmak üzere yetkilendirilen işletmeci sayısı 52'ye çıktı.
Kamu tarafında evrensel posta hizmetini yürüten PTT AŞ, Ağustos 2026 itibarıyla 1084 müdürlük, 1683 şube, 516 acente ve 30 mobil işyeriyle toplam 3 bin 313 noktada operasyon yürütüyor. Söz konusu hizmet noktalarının 804'ü hiçbir banka şubesinin bulunmadığı kırsal ve uzak yerleşim yerlerinde finansal erişimi de sağlıyor.
Yıllık Program doğrultusunda, modlar arası taşımacılık çözümleri geliştirilecek; düşük maliyetli, çevre dostu ve entegre bir ulaştırma ekosistemi kurularak ihracatçı ve üreticilerin rekabet gücü artırılacak. Posta mevzuatı da doğrudan e-ticaret dinamikleriyle entegre olacak biçimde güncellenecek.
Piyasa Notu: Kargo hacminin yüzde 96'sının kurumsal taraftan gelmesi, perakende sektörünün dijital kanallara kaydığını ve lojistik altyapı yatırımlarının şirketlerin tedarik zinciri marjlarını korumada en kritik maliyet unsurlarından biri haline geldiğini teyit ediyor.