Piyasalarda Takas Kesinliği ve PBLK Alarmı: 16 Eylül Satış Emirleri İptal Edilebilir mi?
Fon tasfiyesi öncesinde 16 Eylül 2024'te gerçekleşen fon satış emirlerinin akıbeti tartışılıyor; Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79. maddesindeki takas kesinliği ilkesi uyarınca bu işlemlerin iptal edilemeyeceği ve yatırımcıların doğrudan fon alacaklısı statüsünde olduğu belirtiliyor.

Sermaye piyasalarında fon tasfiyesi süreçleri devam ederken, tasfiye kararı öncesinde satış emri verip parası takas sürecine giren yatırımcıların hukuki konumu finans çevrelerinde kritik bir tartışma başlattı. 16 Eylül 2024 tarihinde satış emri veren ve portföy blokajı (PBLK) aşamasında kalan tasarruf sahiplerinin hakları, Sermaye Piyasası Kanunu'nun temel ilkeleri çerçevesinde mercek altına alınıyor.
Sermaye Piyasası Kanunu Madde 79 ve Takas Kesinliği
Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79. maddesi, takas ve mutabakat sistemlerinin işleyişinde 'takas kesinliği' ilkesini güvence altına alıyor. İlgili hüküm uyarınca, bir fon veya ihraççı tasfiye sürecine girmiş olsa dahi, tasfiye kararından önce sistemde eşleşen ve kesinleşen piyasa emirleri ile takas talimatlarının geri alınması ya da iptal edilmesi hukuken mümkün bulunmuyor. Bu doğrultuda, 16 Eylül 2024 saat 13.30 öncesinde verilen T+0 valörlü fon satış emirlerinin hukuken bağlayıcı biçimde kesinleştiği ve gün sonu itibarıyla yatırımcı lehine nakit alacak hakkı doğurduğu vurgulanıyor.
Fon Pay Sahipliğinden Fon Alacaklılığına Geçiş
Piyasa uzmanları ve hukukçular, takas kesinliği ilkesi gereğince satış işlemi onaylanan yatırımcıların ortaklık payını devretmiş sayıldığına dikkat çekiyor. Dolayısıyla bu statüdeki hak sahipleri artık fonun varlık payına ortak bir katılımcı değil, öncelikli fon alacaklısı (A6) vasfı taşıyor. Buna karşılık, valörü T+1 ve daha uzun olan ve satış eşleşmesi tasfiye kararının alındığı 17 Eylül 2024 tarihine sarkan emirlerin ise doğrudan tasfiye havuzu kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor.
Geriye Yürütme Riski ve Uluslararası Piyasa Güveni
TBMM gündemine taşınan tasfiye düzenlemelerinde kesinleşmiş takas işlemlerine geriye dönük müdahale edilip edilmeyeceği sorusu piyasa güvenliği açısından en kritik eşik olarak öne çıkıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank nezdinde gerçekleşmiş işlemlerin yasal düzenlemelerle geriye yürütülerek bozulmasının, Borsa İstanbul ve Türk sermaye piyasalarının uluslararası takas ve saklama standartlarındaki güvenilirlik derecelendirmesine ciddi zarar verebileceği uyarısı yapılıyor.
Piyasa Notu: Takas kesinliği ilkesinin korunması, piyasa altyapısının temel taşı olan Takasbank ve MKK süreçlerine duyulan kurumsal güvenin zedelenmemesi ve yabancı sermaye girişlerinin sürekliliği açısından hayati önem taşımaktadır.