Otomotiv Yan Sanayisinde 9 Aylık İhracat 12 Milyar Dolar Eşiğini Aştı
Türkiye'nin otomotiv tedarik sektörü, ocak-eylül döneminde ihracatını yüzde 4 artırarak 12 milyar 134 milyon dolara çıkardı; toplam sektör ihracatının yüzde 39'u tedarikçilerden geldi.
Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, küresel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen ihracatta istikrarlı büyümesini koruyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, yılın ilk 9 ayında 200'ü aşkın ülke, serbest bölge ve özerk bölgeye toplam 12 milyar 134 milyon 806 bin dolarlık tedarik ürünü ihraç edildi.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 11 milyar 662 milyon 87 bin dolar seviyesinde gerçekleşen yan sanayi dış satımı, böylece yüzde 4'lük bir genişleme kaydetti. Ocak-eylül aylarında Türkiye otomotiv endüstrisinin imza attığı 31 milyar 144 milyon 829 bin dolarlık toplam ihracat hacminin yaklaşık yüzde 39'unu yan sanayi kalemleri meydana getirdi.
Ana ihracat rotalarında ilk sırayı geleneksel pazar Almanya korudu. Almanya'ya yapılan tedarik sanayi satışı yıllık bazda yüzde 8,31 artış göstererek 2 milyar 567 milyon 202 bin dolardan 2 milyar 780 milyon 560 bin dolara ulaştı. Listenin ikinci basamağındaki Fransa'ya yapılan sevkiyatlar yüzde 11 artarak 876 milyon 848 bin dolar seviyesine yükseldi.
Tedarik zincirindeki ağırlığını koruyan Amerika Birleşik Devletleri, yüzde 4 artış ve 846 milyon 698 bin dolarlık performansla üçüncü sırada konumlandı. İtalya ise yüzde 20'lik dikkat çekici bir sıçrama kaydederek 828 milyon 855 bin dolarlık dış satıma sahne oldu. İlk beş ülke arasında daralma yaşayan tek adres Romanya oldu; bu ülkeye yapılan satışlar yüzde 17,6 gerileyerek 615 milyon 127 bin dolara indi.
Listenin devamında sırasıyla İspanya 614 milyon 946 bin dolar, Birleşik Krallık 598 milyon 328 bin dolar, Polonya 537 milyon 506 bin dolar, Belçika 314 milyon 430 bin dolar ve Çekya 310 milyon 221 bin dolarlık ihracat hacmiyle öne çıktı.
Piyasa Notu: Avrupa genelindeki sanayi yavaşlamasına karşın tedarik sektörünün ihracatını koruması, Türk imalat sanayisinin maliyet ve esneklik avantajı sayesinde küresel değer zincirindeki yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor.