Norveç Varlık Fonu Borsa İstanbul'daki Krizde 200 Milyon Dolar Kaybetti
Dünyanın en büyük egemen servet fonu konumundaki Norveç Varlık Fonu, Borsa İstanbul'da manipülasyon soruşturmalarına konu olan hisselerdeki pozisyonlarını kapatmayınca fon krizinde 200 milyon dolardan fazla kayba uğradı.

Küresel piyasaların en büyük kurumsal yatırımcılarından Norveç Varlık Fonu (Norges Bank Investment Management), Borsa İstanbul'da patlak veren fon ve hisse krizi sürecinde ağır yara aldı. Bloomberg'in paylaştığı verilere dayanan değerlendirmelere göre, fonun Borsa İstanbul'daki manipülasyon incelemelerine konu olan hisse senetlerinde pozisyon tutmaya devam etmesi, 200 milyon doları aşan bir değer kaybıyla sonuçlandı.
Manipülasyon Cezalarına Rağmen Pozisyonlar Kapatılmadı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından daha önce haklarında inceleme başlatılan ve portföy yönetim şirketlerine idari para cezaları kesilmesine neden olan şirketlerdeki hareketlilik piyasada geniş yankı uyandırmıştı. Ancak resmi kayıtlara göre Norveç Varlık Fonu; Batıçim (Batı Anadolu Çimento), Peker GYO ve Vişne Madencilik hisselerindeki paylarını 30 Haziran sonrasında da korumayı sürdürdü.
Denetleyici kurumların uyarısına ve piyasadaki yüksek volatiliteye rağmen dünyanın en büyük fonunun bu hisselerdeki ağırlığını sürdürmesi, kriz anında sert satış dalgasına maruz kalmasına zemin hazırladı.
Taban Serileri 200 Milyon Doları Etti
Fon piyasasında başlayan likidite ve temerrüt krizinin ardından söz konusu hisselerde arka arkaya taban seviyeler görüldü. Hisselerin piyasa değerindeki dramatik çöküş, Norveç Varlık Fonu'nun Türkiye portföyündeki kârları eritmekle kalmayıp fonda 200 milyon doların üzerinde doğrudan sermaye kaybına yol açtı. Kurumsal yönetişim ve risk yönetimi standartlarıyla tanınan devasa bir yapının böylesi spekülatif baskı altındaki varlıklarda maruz kaldığı zarar, yabancı sermayenin yerel piyasa risklerini okuma biçimini de yeniden tartışmaya açtı.
Piyasa Notu: Dünyanın en deneyimli kurumsal fonlarının dahi spekülatif hisselerde ağır kayıplar yaşayabilmesi, Borsa İstanbul yatırımcıları için şirketlerin temel rasyolarından ve düzenleyici kurum uyarılarından bağımsız fiyatlamalara karşı portföy çeşitlendirmesinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.