TCMB 95 Yaşında: Cumhuriyetin Para Otoritesinin Tarihi Dönüm Noktaları
Faaliyetlerine 3 Ekim 1931'de başlayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 95. kuruluş yıl dönümünü geride bırakıyor. Genç cumhuriyetin bağımsız para arayışından modern araç bağımsızlığına uzanan süreç, Türk finans sisteminin temel taşlarını oluşturdu.
Kurtuluş Savaşı sonrasında siyasi egemenliğin ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması hedefiyle yola çıkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faaliyetlerinin 95. yılını doldurdu. Temelleri 1923 İzmir İktisat Kongresi'nde "milli devlet bankası" fikriyle atılan kurum, 11 Haziran 1930'da TBMM'de kabul edilen 1715 sayılı Kanun sonrası 3 Ekim 1931'de resmen kapılarını açtı.
Kuruluş evresinde uluslararası deneyimlerden de faydalanıldı. Dönemin Hollanda Merkez Bankası Başkanı Dr. Gerard Vissering ile İtalyan uzman Kont Volpi'nin hükümetten bağımsız bir emisyon bankası kurulması yönündeki tavsiyeleri ve Lozan Üniversitesinden Prof. Leon Morf'un yasa hazırlığına katkıları, Türk lirasının kurumsal çerçevesini belirledi.
Faaliyete geçtiği ilk yıllarda dağınık durumdaki emisyon ve hazine işlemlerini tek elde toplayan Banka, İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu atmosferinde ve 1950'li yıllardaki kalkınma hamlelerinde kamu finansmanının ana kaynaklarından biri oldu. Kendi parasını basma kabiliyetini 1955'te kurulan banknot matbaasıyla güçlendiren TCMB, ilk yerli banknot basımını 1958'de gerçekleştirdi.
TCMB'nin bugünkü idari iskeleti, 14 Ocak 1970'te yürürlüğe giren 1211 sayılı Kanun ile şekillendi. Anonim şirket vasfı tescillenen Banka'da "Guvernörlük" makamı oluşturularak ilk Başkanlığa Naim Talu getirildi. Karar alma organı olarak Yönetim Komitesi ve Banka Meclisi tesis edilirken, Hazine payının yüzde 51'in altına inemeyeceği hükme bağlandı.
1980'li yıllarda açıklanan 24 Ocak kararlarıyla başlayan serbest piyasa dönüşümü, TCMB'nin modern merkez bankacılığı pratiklerine adım atmasını sağladı. Sabit kur rejiminin terk edilmesi, altın ve döviz rezervlerinin yönetim yetkisi, 1987'de başlayan açık piyasa işlemleri ve 1989'daki 32 sayılı Karar ile TL'nin konvertibl hale gelmesi dönemin kırılma noktaları oldu.
Merkez Bankası tarihindeki en kritik viraj ise 2001 ekonomik krizinin ardından dönüldü. 25 Nisan 2001'de yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle kurum, araç bağımsızlığına kavuştu. Fiyat istikrarı temel amaç, finansal istikrar ise destekleyici unsur olarak tanımlandı. Kamu finansmanı amacıyla Hazineye kısa vadeli avans verilmesi ve kamu borçlanma araçlarının birincil piyasadan satın alınması tamamen yasaklanarak Para Politikası Kurulu (PPK) hayata geçirildi.
2005 yılında paradan 6 sıfır atılmasıyla "Yeni Türk Lirası"na, 2009'da ise yeniden "Türk Lirası"na dönen Banka, 2006'dan bu yana açık enflasyon hedeflemesi rejimini yürütüyor. Günümüzde 25 bin lira sermaye ve 4 hisse grubu (A, B, C, D) üzerinden faaliyet gösteren TCMB'de Hazine payı yüzde 55,12 düzeyinde bulunuyor.
İlk Başkan Selahattin Çam'dan (1931-1938) bugüne kadar toplam 27 ismin yönettiği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda Guvernörlük görevini, Şubat 2024'ten bu yana Dr. Yaşar Fatih Karahan sürdürüyor.
Piyasa Notu: TCMB'nin 95 yıllık kurumsal hafızası ve 2001 reformuyla elde ettiği araç bağımsızlığı, piyasaların dezenflasyon patikasına ve Türk lirası varlıklara duyduğu uzun vadeli güvenin temel çıpası olmayı sürdürüyor.