Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

12.139,09▲ +%0,13

Dolar

49,22 ₺▲ +%0,03

Euro

55,24 ₺▲ +%0,20

Gram Altın

6.531,03 ₺▲ +%0,44

Ons Altın ($)

4.134,51 $▼ -%0,04

Brent Petrol

103,44 $▲ +%2,59

Bitcoin

82.844 $▼ -%1,37

Ekonomi

Madoff Vakasından Bugüne Finansal Güven Bunalımı: 'Piyasaya Küsmek Kayıpları Artırır'

Fon piyasalarındaki güven krizlerini değerlendiren finans uzmanı Koray Nomi, geçmiş küresel krizlerde olduğu gibi tek bir kurumun yarattığı sarsıntının genele yayılmasının doğal olduğunu belirterek, sisteme tamamen küsmenin uzun vadede yatırımcı kayıplarını derinleştireceğini vurguladı.

Madoff Vakasından Bugüne Finansal Güven Bunalımı: 'Piyasaya Küsmek Kayıpları Artırır'

Finansal piyasalarda güven algısının bozulması, geçmiş krizlerde olduğu gibi sağlam aktörleri de içine alan geniş çaplı bir likidite ve talep çekilmesine yol açabiliyor. Tarihteki büyük skandalların ve finansal krizlerin piyasa dinamikleri üzerindeki etkisini inceleyen finans uzmanı Koray Nomi, yatırımcıların yaşadıkları krizler karşısında sistemden tamamen kopmasının sermaye birikimi açısından daha büyük maliyetler doğurabileceğine dikkat çekti.

Madoff Örneği: Güvensizlik Sağlam Kurumları da Vuruyor

Finansal krizlerin en yıkıcı boyutunun yatırımcı hafızasında bıraktığı hasar olduğunu ifade eden Nomi, ABD'deki Bernard Madoff skandalı sonrasında yapılan akademik araştırmalara atıfta bulundu. Araştırmaların, dolandırıcılık vakasıyla hiçbir organik bağı olmayan bağımsız yatırım danışmanlarından dahi yaklaşık 363 milyar dolarlık varlık çekildiğini ortaya koyduğunu belirten Nomi, tek bir kurumda başlayan güven kaybının piyasadaki köklü ve sağlıklı kurumlara da sıçradığını hatırlattı.

Türkiye piyasalarında da benzer bir reaksiyonun gözlemlendiğini ifade eden Nomi, yatırımcıların sadece sorunlu enstrümanlardan değil, sağlam kurumlardan da nakde geçerek uzaklaşma refleksi gösterdiğini söyledi.

Tarihsel Krizler Denetimi ve Şeffaflığı Doğuruyor

Büyük piyasa şoklarının uzun vadede denetim ve regülasyon mekanizmalarını geliştirdiğine işaret eden piyasa uzmanı, sermaye piyasalarının dönüşüm sürecini şu kilometre taşlarıyla özetledi:

  • 1929 Büyük Buhranı: Çöküşün ardından 1934 yılında piyasaları denetlemek ve şeffaflığı sağlamak üzere ABD Sermaye Piyasası Kurulu (SEC) kuruldu.
  • Enron ve WorldCom Skandalları (2001-2002): Bağımsız denetim mekanizmalarını baştan aşağı yenileyen ve şirket yönetimlerini sıkı denetime tabi tutan düzenlemeler yürürlüğe girdi.
  • Türkiye'de 2001 Bankacılık Reformları: Yaşanan likidite krizinin ardından hayata geçirilen yapısal tamponlar, Türk bankacılık sektörünü 2008 küresel finans krizine karşı dirençli kıldı.

Regülasyon otoritelerinin denetimi sıkılaştırırken iyi niyetli şirketlerin finansmana erişimini engellememesi gerektiğinin altını çizen Nomi, yatırımcıların ekranlarda neye sahip olduğunu ve parasını ne zaman alabileceğini tam anlamıyla kavrayabildiği sade, ortak bir finansal dilin tesis edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.

'Borsa İstanbul Yeniden Toparlanacaktır'

Mevcut piyasa çalkantıları nedeniyle hisse senedi ve fon piyasalarından çıkan yatırımcılara uyarılarda bulunan Nomi, dönemsel likidite sıkışıklığı nedeniyle kısa vadeli borç ödeme önceliğine hak verdiğini ancak sermaye piyasalarına ebediyen küsmenin rasyonel olmadığını dile getirdi. Borsa İstanbul'un daha önce de pek çok sert darbe aldığına ve her seferinde toparlanarak büyümesini sürdürdüğüne dikkat çeken analist, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bir borsanın yükselmesi için küsen herkesin geri dönmesi gerekmez. Piyasa toparlanırken geride kalanları beklemez. Güven zedelenmesini gerekçe göstererek tüm piyasaya ömürlük bir küskünlük geliştirmek, yatırımcının mevcut zararlarını kalıcı hale getirmekten başka bir sonuç doğurmaz."

Piyasa Notu: Finansal kriz anlarında nakde geçiş refleksi kısa vadede koruma sağlasa da, toparlanma evrelerinde piyasa dışında kalmak reel sermayenin enflasyon karşısında erimesine ve kaçırılan getiri fırsatları nedeniyle toplam zararın kalıcılaşmasına yol açar.

Paylaş: