Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

12.265,98▲ +%0,43

Dolar

49,40 ₺▲ +%0,03

Euro

55,65 ₺▼ -%0,18

Gram Altın

6.644,78 ₺▲ +%1,51

Ons Altın ($)

4.191,48 $▲ +%0,11

Brent Petrol

102,71 $▲ +%0,80

Bitcoin

83.079 $▲ +%0,36

Ekonomi

Küresel Tahvil Piyasalarında Şok Dalga: ABD 10 Yıllık Faizi Son 23 Yılın Zirvesinde

Gelişmiş ülke tahvillerinde yaşanan tarihi satış dalgasıyla ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yükselen borçlanma maliyetleri küresel borsaları ve döviz piyasalarını sarsıyor.

Dünya genelinde devlet borçlanma maliyetleri, kalıcı enflasyon endişeleri, agresif faiz politikaları ve kontrolsüz büyüyen kamu borç yüküyle onlarca yılın zirvesine tırmandı. Küresel faiz oranları için temel gösterge kabul edilen ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 5,34'e fırlayarak 2002 yılından bu yana en yüksek düzeye ulaştı. ABD tahvil faizleri, yılın üçüncü çeyreğinde kaydettiği yaklaşık 90 baz puanlık artışla bu yüzyılın en sert çeyreklik sıçramasını gerçekleştirdi.

Satış dalgasının arkasındaki temel tetikleyici, ABD ekonomisindeki dirençli büyüme ve harcama iştahı oldu. Beklentileri aşan ikinci çeyrek GSYH verileri ile Fed'in hedefinin üzerinde kalmayı sürdüren çekirdek tüketim harcamaları, yatırımcıların Fed'den yeni faiz artışları beklemesine yol açtı. Piyasalar, ekonomideki aşırı ısınma sinyalleri eşliğinde istihdam verilerine odaklanırken, borçlanma maliyetlerindeki tırmanış küresel hisse senedi piyasalarında sert değer kayıplarını beraberinde getirdi.

Sarsıntı sadece ABD ile sınırlı kalmadı. İngiltere'nin 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 6 barajını aşarak 1998'den bu yana ilk kez bu eşiğin üzerine çıktı. Fransa'nın 10 yıllık faizleri 2002 zirvesini tazelerken, Japonya'da da borçlanma maliyetleri onlarca yılın rekorunu kırdı. Hükümetlerin aşırı harcamalarını dizginlemek isteyen piyasa aktörleri, yani 'tahvil muhafızları', hazineleri daha yüksek getiri ödemeye zorluyor.

Faiz tırmanışının bir diğer itici gücünü ise teknoloji devlerinin rekor borçlanması oluşturuyor. Yapay zeka altyapısı ve dev veri merkezlerini finanse etmeye çalışan dünyanın en büyük beş teknoloji şirketi, yalnızca bu yıl 220 milyar dolarlık tahvil ihraç etti. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verileri, büyük ekonomilerin yıllık faiz harcamalarının; yapay zeka, savunma veya temiz enerjiye aktarılan toplam küresel yatırımları tek tek geride bıraktığını ortaya koyuyor.

ABD'nin toplam borcunun 40 trilyon doları aşması ve Almanya dışındaki tüm G7 üyelerinde borç/GSYH oranının yüzde 100 sınırını geçmesi yapısal kırılganlığı derinleştiriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, piyasa dalgalanmalarının ülke ekonomisinin temel direncini gölgelememesi gerektiğini belirterek tahvil geri alımları planlandığını açıklasa da faizlerdeki yükseliş eğilimi durdurulamadı.

Tahvil piyasalarındaki çalkantı döviz piyasalarında da dengeleri değiştiriyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, yükselişte petrol fiyatları, kamu borçları ve yapay zeka sektörünün sermaye talebinin belirleyici olduğunu belirtirken; enerji fiyatlarında kalıcı bir gevşeme olmadan piyasalardaki sıkışıklığın bitmeyeceğini öngörüyor. Avrupa tarafında ise ING FX Stratejisti Francesco Pesole, Fransa-Almanya 10 yıllık getiri farkının 130 baz puana ulaştığını ve 150 baz puana tırmanabileceğini belirterek, artan mali risklerin Avro/dolar paritesini 1,110 seviyelerine doğru baskılayabileceği uyarısında bulundu.

Piyasa Notu: Tahvil faizlerindeki bu küresel sıçrama, konut ve ticari kredi maliyetlerini doğrudan artırarak şirket bilançolarını daraltırken, gelişmekte olan piyasalardan fon çıkış riskini ve döviz kurları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı güçlendiriyor.

Paylaş:
ABD 10 Yıllık Tahvil Faizi Yüzde 5,34: Küresel Piyasalarda Şok | ParaPazarı