Küresel Tahvil Faizlerinde Zirveden Dönüş: ABD ve Japonya Tahvillerinde Kritik Destekler
ABD ve Japonya 10 yıllık tahvil getirilerinde teknik yükseliş kanallarının kırılmasıyla kritik bir geri çekilme süreci başladı; faizlerdeki gevşeme değerli metaller üzerindeki baskıyı hafifletiyor.

Küresel piyasalarda uzun süredir varlık fiyatlamalarını baskılayan uzun vadeli tahvil faizlerinde zirve seviyelerden teknik dönüş işaretleri belirginleşti. ABD ve Japonya 10 yıllık tahvil getirilerinde kaydedilen gerileme, yükseliş trendlerinin teknik olarak kırılmasına ve düzeltme sürecinin hız kazanmasına yol açtı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi, geçmişi 1987 ve 1993 yıllarına kadar uzanan kritik yüzde 5,27 direnç bölgesini test etmesinin ardından yönünü aşağı çevirdi. Yükselen teknik trend kanalını aşağı yönlü kıran getiri oranı, yüzde 5,08 seviyesine kadar geri çekilerek günlük hareketli ortalamasının altına indi. Teknik osilatörlerin de satış baskısını teyit ettiği süreçte, 8 saatlik grafiklerde yüzde 5,05 destek bölgesine yaklaşılması kısa vadeli sınırlı bir tepki yükselişi ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak teknik göstergeler, olası toparlanmanın ardından kasım ayına kadar yüzde 4,90 bandına doğru kademeli bir düşüş potansiyeline işaret ediyor.
Japonya Tahvillerinde de Gevşeme Eğilimi
Benzer bir teknik seyir Japonya cephesinde de gözleniyor. Japonya 10 yıllık tahvil getirileri, günlük hareketli ortalamalarının altına gerileyerek zirve seviyelerinden uzaklaştı. Kısa vadeli dip seviyelerden sınırlı toparlanma eğilimleri görülse de küresel tahvil piyasasındaki genel kâr satışları ve gevşeme eğilimi etkisini koruyor.
Kıymetli Madenler Üzerindeki Baskı Azalıyor
Küresel tahvil getirilerinin uzun süredir yüksek seyretmesi, getiri sağlamayan ons altın ve gümüş gibi değerli metaller üzerindeki en belirgin temel baskı unsuru olarak öne çıkıyordu. Tahvil faizlerindeki bu geri çekilmenin devam etmesi, altın ve gümüş fiyatlarında orta vadeli toparlanma alanını genişletme potansiyeli taşıyor.
Piyasa Notu: Tahvil faizlerindeki gevşeme küresel borçlanma maliyetlerini rahatlatırken, faiz getirisi olmayan altın ve gümüş gibi kıymetli madenler için destekleyici bir zemin oluşturuyor.