Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

12.443,92▲ +%1,42

Dolar

49,18 ₺▲ +%0,07

Euro

55,21 ₺▼ -%0,01

Gram Altın

6.532,59 ₺▼ -%0,14

Ons Altın ($)

4.142,24 $▼ -%0,23

Brent Petrol

100,59 $▼ -%0,77

Bitcoin

85.528 $▼ -%1,10

Ekonomi

Küresel Petrol Rafineri Kapasitesinde 4,2 Milyon Varillik Sıçrama Beklentisi

Küresel petrol rafinerilerinde net işleme kapasitesinin 2026-2030 döneminde günlük 4,2 milyon varil artması bekleniyor. Yeni yatırımların ürün talebini aşması ise rafineri marjlarında sert bir rekabeti beraberinde getirebilir.

Uluslararası enerji analiz kuruluşu BloombergNEF'in (BNEF) yayımladığı Küresel Petrol Rafineri Görünümü raporu, sektörde yeni bir genişleme dalgasına işaret etti. Geçen yıl kaydedilen daralmanın ardından toparlanmaya başlayan küresel net rafineri kapasitesinin, 2026-2030 döneminde günlük yaklaşık 4,2 milyon varil artacağı hesaplandı. Bu projeksiyon, önceki beş yıllık periyotta gerçekleşen net büyümenin yüzde 162 üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Öngörülen net büyümenin günlük 2,9 milyon varillik bölümü mevcut tesislerdeki tevsi ve modernizasyon yatırımlarından sağlanacak. Sıfırdan inşa edilen rafineri projelerinin ise toplam kapasiteye günlük 1,5 milyon varil katkı vermesi bekleniyor. Tesis yatırımları ağırlıklı olarak Afrika, Çin, Hindistan, Orta Doğu ve Asya Pasifik coğrafyasında yoğunlaşırken; Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşlanan tesislerin devre dışı kalmasıyla günlük yaklaşık 200 bin varillik kapasite piyasadan çekilecek.

BNEF analistleri, planlanan kapasite artışının küresel işlenmiş petrol ürünleri talebindeki büyüme hızını belirgin şekilde aşacağı konusunda uyarıda bulunuyor. Rafineri yatırımlarının talebin önüne geçmesi, tesisler arasındaki rekabeti kızıştırarak rafineri kâr marjlarını baskılama potansiyeli taşıyor.

Yeni kapasite dağılımında Asya Pasifik ve Afrika açık ara başı çekiyor. 2030'a kadar devreye girecek net kapasitenin yaklaşık yüzde 95'i bu iki bölgede hayata geçirilecek. Bölgesel hamlelerin arkasında yükselen yerel talep, ithalata bağımlılığı bitirme hedefi ve petrokimya sektörüne doğrudan girdi sağlama stratejisi yer alıyor. Kısa vadeli projeksiyonlarda da Çin ve Hindistan baskın konumda bulunuyor; iki ülkenin 2026-2027 yıllarında devreye alınacak yeni kapasitenin yüzde 71'ini tek başına oluşturacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan Orta Doğu'daki gerilimlerin ve çatışmaların küresel rafineri yatırım takvimine etkisi sınırlı kaldı. Bölgedeki kriz ticaret hatları ve Basra Körfezi çıkışlı ham madde sevkiyatlarında aksamalara yol açsa da, bu durum Atlantik Havzası rafinerilerine kısa vadeli rekabet üstünlüğü sağlamanın ötesinde lojistik ve depolama altyapısının önemini yeniden gündeme taşıdı.

Piyasa Notu: Rafineri kapasitesindeki arz fazlası riski kâr marjlarını daraltarak nihai tüketiciler üzerindeki akaryakıt maliyeti baskısını hafifletebilir; buna karşın petrokimya entegrasyonu bulunmayan bağımsız geleneksel rafinerilerin kârlılıklarını doğrudan tehdit edebilir.

Paylaş: