Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

11.165,44▲ +%0,13

Dolar

49,76 ₺▲ +%0,14

Euro

55,64 ₺▲ +%0,12

Gram Altın

6.452,44 ₺▼ -%1,00

Ons Altın ($)

4.032,42 $▼ -%0,44

Bitcoin

80.470 $▼ -%0,20

Brent Petrol

110,25 $▼ -%1,35

Ekonomi

Küresel Enerjide '35'te 35' Sınavı: Dönüşüm Hızının Üç Katına Çıkması Şart

Dünya genelinde elektriğin nihai enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma hedefi, yıllık elektrifikasyon hızının mevcut seviyenin üç katına çıkarılmasını zorunlu kılıyor.

Dünya genelinde temiz enerji üretimi ivme kazanırken, tüketim ayağındaki elektrifikasyon temposu hedeflerin gerisinde kalıyor. Küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını 2035 yılına kadar yüzde 35 seviyesine taşımayı öngören '35'te 35' vizyonunun yakalanabilmesi için mevcut yıllık ilerleme temposunun yaklaşık üç katına çıkarılması gerekiyor.

Ember Enerji analisti Bahadır Sercan Gümüş, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde enerji dönüşümünün seyrini değerlendirdi. Dünya genelinde rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payının 2015'teki yüzde 5'in altından 2025'te yüzde 17'nin üzerine tırmandığını belirten Gümüş, buna karşılık elektriğin toplam nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 23 bandında sıkıştığını bildirdi.

Son beş yıllık periyotta (2019-2024) nihai tüketimdeki elektrik payının yıllık ortalama 0,4 puan arttığını hatırlatan Gümüş, 2035 hedefine ulaşılması için bu artışın her yıl 1,3 puana ulaşmasının zorunlu olduğunu aktardı. Yalnızca elektrik üretimini yeşilleştirmenin yeterli olmayacağını belirten analist, 'Yüzde 35 bir arz hedefinden çok bir talep hedefidir. Ulaşımda petrol, binalarda doğal gaz kullanılmaya devam ettiği müddetçe üretim tamamen yenilenebilir olsa dahi oran yükselmez. Elektrifikasyon, temiz elektriği sanayi ve ulaşıma taşıyarak fosil yakıt tüketimini ikame edecek temel mekanizmadır.' dedi.

Türkiye'nin enerji dönüşümü verilerini de paylaşan Gümüş, rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payının on yılda yüzde 4,5'ten yüzde 22'ye yükseldiğini, ancak nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 21,8 seviyesinde kaldığını açıkladı. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035 için öngörülen 510 teravatsaatlik elektrik talebinin elektrifikasyonla aşılabileceğini belirten Gümüş, 120 gigavatlık rüzgar ve güneş hedefi doğrultusunda 2026 itibarıyla 40 gigavatın aşıldığını, hedefe ulaşmak için her yıl şebekeye yaklaşık 9 gigavat ilave edilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin batarya depolama alanında 33 gigavatlık proje portföyü ile Avrupa'da lider konumda yer aldığını belirten Gümüş, eylül ayı itibarıyla fiilen devreye alınan kapasitenin yalnızca 530 megavat düzeyinde kaldığına dikkat çekti. Gümüş, şebekede atıl kalan tahsislerin serbest bırakılması ve iletim-dağıtım altyapısı ile depolama yatırımlarının eşgüdümlü planlanmasının kritik olduğunu sözlerine ekledi.

Piyasa Notu: Elektrifikasyonun hızlanması; şebeke altyapısı, batarya depolama sistemleri ve yenilenebilir enerji teknolojileri üreten şirketler için orta vadede ciddi bir sermaye akışı ve yatırım harcaması döngüsüne işaret ediyor.

Paylaş: