'Korkak Para' Rotasını Çiziyor: Mevduat ve Dövizden Sonra Sırada Konut mu Var?
Fon piyasasında yaşanan güven kaybı ve likidite sıkışıklığının ardından getiri yerine anapara güvenliğini önceleyen sermaye; mevduat, döviz ve altının ardından rotasını reel varlıklara çeviriyor.

Finansal piyasalarda yaşanan güven dalgalanmaları ve likiditeye erişim sorunları, yerli yatırımcının portföy tercihlerinde köklü bir rota değişimini tetikledi. Getiri maksimizasyonundan ziyade anapara güvenliğini ve erişilebilirliği merkeze alan ve piyasa terminolojisinde 'korkak para' olarak adlandırılan sermaye, fon çıkışlarının ardından güvenli liman arayışına girdi.
İlk Durak: Mevduat, Döviz ve Altın
Fon piyasalarından çıkan kaynağın ilk adresi bankacılık sistemi oldu. Ekonomist Haluk Bürümcekçi'nin değerlendirmelerinde ilk haftalarda ağırlıklı yönelişin Türk lirası mevduata kaydığına işaret edilirken, küresel yatırım bankası Goldman Sachs'ın yayımladığı analiz de dikkat çekici veriler sundu. Goldman Sachs projeksiyonlarına göre, eylül ayında para piyasası fonlarından gerçekleşen çıkışların yaklaşık yarısının yurt içi döviz ve altın mevduatına yöneldiği tahmin ediliyor.
İlk kaçış adresi, paranın kalıcı adresi olmak zorunda değil. Fonlarda likiditeye erişememe tecrübesi yaşayan tasarruf sahibi, önceliğini hızla nakde çevrilebilir ve kontrol edebileceği enstrümanlara veriyor.
Mevduat Faizlerinde Gevşeme Zemini Oluşabilir
Paranın mevduata park etmesi, bankacılık sistemi açısından kaynak maliyetleri üzerinde doğrudan etki doğuruyor. Fonların mevduat ve repo yoluyla bankalara sağladığı toptan kaynak yapısının yerini doğrudan bireysel mevduatın alması, bankaların pahalı kaynak bulma baskısını hafifletiyor. Bu durumun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizinde olası indirim beklentileriyle birleştiğinde, bankaların mevduat faiz tekliflerini kademeli olarak aşağı çekmesine zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.
Konut Sektörüne Yönelim İhtimali Masada
Finansal piyasalarda risk algısı yükselen ve sermaye piyasası araçlarına temkinli yaklaşmaya başlayan yatırımcıların, bir sonraki aşamada reel varlıklara yönelebileceği öngörülüyor. Enflasyon karşısında erime riskini görse dahi tanıdığı, somut olarak gördüğü ve aidiyet hissettiği gayrimenkulü alternatif olarak değerlendiren tasarruf sahipleri, konut talebini yeniden canlandırabilir.
Uzmanlar, kısa vadede nakit sıkışıklığı nedeniyle ertelenen ev alımlarının ve zorunlu satışların fiyatlar üzerinde dengeleyici bir unsur olduğunu; ancak orta vadede güven arayışındaki sermayenin konuta yönelmesinin piyasadaki alıcı-satıcı dengesini yeniden şekillendirebileceğini kaydediyor.
Piyasa Notu: Tasarruf sahiplerinin getiri yerine anapara güvenliğini öncelediği dönemlerde likidite reel varlıklara kayarak mevduat faizleri üzerinde aşağı yönlü baskı, fiziksel varlıklarda ise talep tabanlı direnç oluşturur.