Kıymetli Metallerde Çift Haneli Geri Çekilme: Güçlenen Dolar ve Faiz Baskısı Satış Getirdi
Küresel piyasalarda tırmanan petrol fiyatları, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ve dolara yönelim, değerli metallerde eylül ve ekim aylarında sert kayıpları beraberinde getirdi.
Emtia piyasalarında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimler ve yükselen enerji maliyetleri, kıymetli metallerde satış dalgasını derinleştirdi. Enflasyon kaygılarıyla birlikte küresel faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ve güçlenen dolar endeksi, altın başta olmak üzere gümüş, platin ve paladyumda son iki ayda sert değer kayıplarına yol açtı.
Sene başında 4 bin 313 dolardan işlem gören ve ocak ayında 5 bin 600 dolarla tarihi zirvesini test eden altının onsu, yılın son çeyreğine girerken kritik eşiklerin altına geriledi. Eylül ayını yüzde 6,6 kayıpla 4 bin 157 dolardan tamamlayan ons altın, ekim ayında da yüzde 6,8 gerileyerek 3 bin 876 dolara indi. Böylece altın, temmuz ayından bu yana ilk kez 4 bin dolar seviyesinin altını gördü.
Benzer bir geri çekilme endüstriyel talebin zayıfladığı diğer kıymetli madenlerde çok daha sert hissedildi. Yıla 71 dolardan başlayan ve ocakta 121,7 dolara tırmanarak rekor kıran gümüşün onsu, ekim ayındaki yüzde 18,8'lik sert düşüşle 49,1 dolara çekilerek Kasım 2025'ten bu yana ilk kez 50 dolar sınırının altına indi. Otomotiv sektöründeki dönüşüm ve arz fazlasının baskıladığı platin ekimde yüzde 16,2 düşüşle 1434 dolara gerilerken, paladyum ise aynı ayda yüzde 19,1 kayıpla Haziran 2025'ten bu yana ilk kez 1000 dolar seviyesinin altına indi.
Piyasalardaki satış baskısını değerlendiren Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, yüksek enerji maliyetlerinin enflasyon beklentilerini diri tuttuğunu ve faiz getirilerini öne çıkardığını vurguladı. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçıp nakit ve faiz getirisine yöneldiğini belirten Ergezen, merkez bankalarının fiziki alımlarına rağmen kurumsal fon çıkışlarının altın fiyatlarını aşağı çektiğine işaret etti.
Küresel büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonların gümüş ve platin grubu üzerinde çifte baskı yarattığını ifade eden Ergezen, gümüşün endüstriyel niteliği sebebiyle büyüme endişelerine altından daha sert tepki verdiğini belirtti. Ergezen, platin ve paladyum tarafında ise elektrikli araçlara geçiş nedeniyle talep daralması yaşandığını, petrol ve faiz oranları gevşemeden bu metallerde kalıcı bir yükseliş trendi beklemenin gerçekçi olmadığını aktardı.
Piyasa Notu: Yüksek faiz ve güçlü dolar ortamı, getiri sağlamayan kıymetli metallerin cazibesini sınırlarken; küresel büyüme kaygıları endüstriyel talebi olan gümüş ve platini altın oranla daha kırılgan kılıyor.