İran Gerilimi ABD'ye 160 Milyar Dolara Mal Oldu: Akaryakıt Şoku Seçim Hesabını Bozuyor
Hürmüz Boğazı krizinin tetiklediği küresel enerji şoku en ağır faturayı ABD'ye çıkardı; benzin fiyatlarındaki yüzde 40'lık artışın 160 milyar dolarlık ek maliyet yaratması, yaklaşan ara seçimler öncesinde Washington üzerindeki siyasi baskıyı zirveye taşıdı.
Orta Doğu'da tırmanan askeri çatışmalar küresel petrol piyasalarını sarsarken, yükselen maliyetlerin en ağır faturası doğrudan Amerikan tüketicisine ve Beyaz Saray yönetimine kesildi. Brent petrolün varil fiyatının çatışma öncesindeki 72,48 dolardan 126 doların üzerine tırmanması ve 30 Ekim haftasını 113,43 dolarda kapatması, ABD iç pazarındaki akaryakıt fiyatlarını doğrudan yukarı taşıdı. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) hesaplamalarına göre, Hürmüz Boğazı kaynaklı krizin dünyaya getirdiği 468 milyar dolarlık toplam faturanın 160 milyar dolarlık dilimini tek başına ABD üstlendi.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) kayıtlarına göre, çatışmalar başlamadan evvel galon başına 2,98 dolar seviyesinde tutunan ortalama benzin fiyatı, 1 Kasım prestijiyle 4,17 dolara ulaştı. Benzin maliyetlerindeki yaklaşık yüzde 40'lık sıçrama hanehalkı bütçelerini doğrudan vururken, Pew Research Center tarafından 30 Ekim'de açıklanan anket Amerikalıların yüzde 74'ünün akaryakıt ve enerji fiyatları konusunda derin endişe taşıdığını ortaya koydu. Bu kaygı ocak ayında yüzde 43, temmuz ayında ise yüzde 60 seviyesinde ölçülmüştü.
Kamuoyunda tırmanan bu hoşnutsuzluk, fiyatları kontrol altına alma taahhüdü veren Donald Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi Parti üzerinde 3 Kasım ara seçimleri öncesinde sert bir siyasi dalgaya dönüşüyor. Oslo Üniversitesinden Dr. Francesco Sassi, mevcut tablonun ABD'nin enerjide dünyadan bağımsız olduğu tezini çürüttüğünü belirterek, tırmanan maliyetlerin Cumhuriyetçilere ara seçimlerde kaçınılmaz bir siyasi bedel ödeteceğini, yönetimin enerji hakimiyeti stratejisinin dahi bu boyuttaki bir kriz karşısında etkisiz kaldığını ifade etti.
Sorunu dizginlemek amacıyla devreye sokulan araçlar ise hızla tükeniyor. Energy Intelligence Group Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, Uluslararası Enerji Ajansı koordinasyonuyla mart ayında planlanan rezerv satışlarına rağmen krizin aşılamadığını ve ABD'nin stratejik petrol rezervlerinin 283 milyon varille 1982'den bu yana en düşük düzeye gerilediğini aktardı. Mathonniere, ABD'de akaryakıt tüketiminin yaz aylarında yüzde 4 daralmasının alışılmadık bir tüketici tepkisi olduğunu ve seçim sonrasında Washington'ın ya Tahran'la masaya oturmak ya da askeri adımları sertleştirmek zorunda kalacağını dile getirdi.
Sektör analistleri piyasadaki oynaklığın bir süre daha korunacağı görüşünde. ICIS Kıdemli Petrokimya Uzmanı Paolo Scafetta, Amsterdam-Rotterdam-Anvers hattından New York'a yapılan sevkiyatlardaki yüksek navlun maliyetlerinin taşımacılığı zorlaştırdığını, piyasaları kalıcı şekilde sakinleştirebilecek tek unsurun Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normale dönmesi ve diplomatik uzlaşı olacağını vurguladı.
Piyasa Notu: Petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü sert dalgalanma, başta ABD olmak üzere küresel çapta enflasyonist baskıyı yeniden canlandırırken, stratejik rezervlerin 1982 yılı dip seviyelerine inmesi enerji arz güvenliği risk primini yüksek tutmaya devam ediyor.