Hayvancılıkta Yem Maliyetini Düşürecek Hamle: Iğdır'da Sorgum-Sudan Otu Melezinde Yüksek Verim
Iğdır'da hayvancılık işletmelerinin en büyük gider kalemi olan yem maliyetlerini aşağı çekmek amacıyla denenen sorgum-sudan otu melezinde dönüm başına yaklaşık 5 ton verim kaydedildi.
Hayvancılık sektöründe artan yem masraflarını hafifletmek amacıyla Iğdır'da devreye alınan alternatif yem bitkisi projesinden yüksek rekolte sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün koordine ettiği "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi" programı doğrultusunda ekilen sorgum-sudan otu melezinin ilk hasadında dönüm başına ortalama 5 ton verime ulaşıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün sunduğu yüzde 75 tohum hibesi desteğiyle Oba köyündeki 10 dönümlük arazisinde ekim yapan üretici Şahset Tınakçı, geçen yılki ilk denemenin ardından bu sezon ikinci kez tarlaya indi. İlk biçimde dönüm başına yaklaşık 5 ton mahsul kaldıran Tınakçı, yaklaşan ikinci hasattan da benzer bir verim öngörüyor. Ürünün silajlık mısıra kıyasla hem daha düşük maliyetli hem de daha randımanlı olduğunu belirten Tınakçı, bölgedeki yetiştiricilere bu bitkiye yönelmeleri tavsiyesinde bulundu.
Bölgedeki saha sonuçlarını değerlendiren Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, bitkinin iklim şartlarına uygunluğuna işaret ederek her hasatta dönüm başına 5 ton civarında rekolte alındığını kaydetti. Tingiş, ürünün silajlık mısıra göre 2 kat daha fazla verim sunması sayesinde üreticiye çok daha karlı bir seçenek oluşturduğunu bildirdi.
Iğdır Ticaret Borsası Başkanı Serhat Kumtepe de iklim şartlarının elverişli seyrettiği sezonlarda yılda 3 defa hasat edilebilen bitkinin bölge ekonomisi açısından kritik bir fırsat yarattığını vurguladı. Kumtepe, düşük girdi maliyeti ve yüksek verim potansiyeliyle öne çıkan sorgum-sudan otu melezini yaygınlaştırarak hem tarımsal üreticinin hem de hayvancılık işletmelerinin üzerindeki finansal baskıyı hafifletmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Piyasa Notu: Hayvancılık işletmelerinde toplam işletme giderlerinin yüzde 60-70'ini oluşturan kaba yem maliyetlerinin yerli ve yüksek verimli alternatiflerle düşürülmesi, et ve süt üretim maliyetlerini doğrudan frenleyerek gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı hafifletir.