Hububat ve Bakliyat İhracatı 9 Ayda 8,8 Milyar Doları Aştı
Türkiye'nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü yılın ilk 9 ayında 7,8 milyon tonu aşkın ürün satarak 8 milyar 880 milyon dolarlık dış satım geliri elde etti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ocak-eylül döneminde 7 milyon 891 bin 556 tonluk dış satıma imza attı. Sektörün bu dönemdeki toplam ihracat geliri 8 milyar 880 milyon 522 bin dolar seviyesine ulaştı. Küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisiyle dış satım geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla değer bazında yüzde 1,7 geriledi.
Ürün grupları incelendiğinde ihracatın lokomotifi ayçiçeği yağı oldu. Türkiye, 9 aylık periyotta 931 milyon 949 bin dolarlık ayçiçeği yağı ihraç etti. Bu kalemi 780 milyon 791 bin dolarla çikolata ve kakaolu ürünler, 764 milyon 962 bin dolarla tatlı bisküvi ve gofret grubu izledi.
En fazla dış satım yapılan pazarlar sıralamasında Irak ilk sıradaki yerini korudu. Irak'a yapılan ihracat 1 milyar 116 milyon 874 bin doları bularak toplam sektör gelirinin yüzde 12,6'sını oluşturdu. İhracat listesinde Irak'ın ardından 668 milyon 158 bin dolarla ABD ve 402 milyon 439 bin dolarla Suriye yer aldı.
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel pazarlardaki dinamiklerin değiştiğine işaret etti. İklim olayları ve navlun maliyetlerindeki sert artışların Karadeniz tahılının ucuz fiyat avantajını ortadan kaldırdığını vurgulayan Uysallı, uluslararası alıcıların artık en ucuz fiyattan ziyade zamanında ve eksiksiz teslimata odaklandığını belirtti.
Uysallı, Türkiye'nin liman altyapısı, hammaddeye erişim kanalları ve esnek üretim kabiliyetiyle teslimat riskini sıfıra indiren bir tedarik üssü haline geldiğini belirterek, Türk gıda sanayisinin dünya ticaretindeki 'güvenli liman' rolünü pekiştirdiğini kaydetti.
Piyasa Notu: Küresel lojistik risklerin arttığı bir dönemde Türk tarım ve gıda sanayisinin zamanında teslimat avantajıyla pazar payını koruması, cari açığın dengelenmesi ve ihracat odaklı gıda şirketlerinin nakit akışları açısından kritik bir güvence sunuyor.