Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

12.374,26▼ -%0,56

Dolar

49,18 ₺▲ +%0,07

Euro

55,40 ₺▲ +%0,37

Gram Altın

6.573,30 ₺▲ +%0,48

Ons Altın ($)

4.163,81 $▲ +%0,60

Brent Petrol

100,20 $▼ -%0,60

Bitcoin

85.588 $▲ +%0,40

Ekonomi

Fransa'da Mali Çıkmaz Derinleşiyor: Borç Yükü ve Sokak Olayları Avro Bölgesi'ni Sarstı

Kamu borcu 3,6 trilyon avroya ulaşan ve kemer sıkma planı kitlesel sokak eylemleriyle karşılanan Fransa'da tırmanan mali kriz, Avro Bölgesi genelinde yeni bir borç krizi endişesini körükledi.

Avro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi Fransa'da bütçe açığı, tırmanan faiz yükü ve sokak eylemleri mali yapıyı çöküşün eşiğine getirdi. Kamu borçlanma maliyetlerinin zirve yapmasıyla birlikte ortak para birimi avro, dolar karşısında son 1,5 yılın en zayıf seviyesi olan 1,116 sınırına kadar çekildi.

Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü (INSEE) verilerine göre, genel bütçe açığı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 5,8'ine tırmanarak Avrupa Birliği'nin yüzde 3'lük tavanını neredeyse ikiye katladı. Ülkenin toplam nominal borç stoku ise 3,596 trilyon avro ile GSYH'nin yüzde 119'una ulaştı. 1945 yılından bu yana en yüksek seviyesine çıkan bu oranın, 2027 yılında yüzde 121,7'ye kadar genişlemesi bekleniyor. En son 1974 yılında bütçe fazlası veren Paris yönetiminin borç stoku, yalnızca 2017'den bu yana pandemi harcamaları, enerji destekleri ve vergi indirimleri sebebiyle 1,3 trilyon avro artış kaydetti.

Piyasalardaki güven kaybı ve sıkılaşan finansal koşullar, 2020'de sıfıra yakın seyreden borçlanma maliyetlerini yüzde 4,5 bandına taşıdı. Borç servis yükünün yıllık 65 milyar avroya çıkarak genel bütçenin yüzde 7'sine ulaşması öngörülüyor. Bu tabloyla beraber Fransa tarihinde ilk kez borç faiz ödemeleri, ilk ve ortaöğretim için ayrılan toplam kamu kaynağını geride bırakarak bütçedeki en büyük tekil harcama kalemi haline geldi.

Başbakan Sébastien Lecornu liderliğindeki azınlık hükümetinin açığı 2027'ye kadar yüzde 5'e çekebilmek için hazırladığı 54 milyar avroluk kemer sıkma paketi ise ülkede infiale yol açtı. Kamu çalışanları ve itfaiyecilerin başlattığı tepki dalgasına lise ve üniversite öğrencileri de katıldı. Okul önlerinde barikatlar kurulup çöp konteynerleri ateşe verilirken, polisin plastik mermi ve biber gazlı müdahalesi gerilimi tırmandırdı. Olaylarda 170 öğrenci, 65 eğitimci ve 600'ü aşkın güvenlik görevlisi yaralandı, 5 binden fazla kişi hakkında adli süreç başlatıldı. Ülke genelindeki liselerin yüzde 10'unu oluşturan 400 okulda eğitime ara verildi.

Orta Doğu kaynaklı petrol şokunun etkisiyle Fransa'da enerji fiyatları eylülde yıllık yüzde 21,2 arttı ve manşet enflasyon yüzde 2,6'dan yüzde 3,4'e fırladı. Hayat pahalılığı karşısında yeniden sokağa inen Sarı Yelekliler Hareketi, enerji fiyatlarının dondurulmasını ve şirket kârlarına ek vergi getirilmesini talep ederken, azınlık hükümetinin parlamentoda bütçeyi onaylatma ihtimali giderek zayıflıyor.

Mali disiplinsizliğin tetiklediği riskler Fransa sınırlarını aşarak Avrupa tahvil piyasasında bulaşıcılık endişesini tetikledi. Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark 32 baz puanlık sıçramayla 141 baz puana fırlayarak 1990'dan bu yana kaydedilen en sert haftalık genişlemeye imza attı ve 150 baz puanı test etti. Satış baskısı İtalya, Belçika ve Yunanistan tahvillerine de sirayet etti.

Gelişmeleri değerlendiren Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, avronun doğrudan kamu maliyesi endişelerinin merkezine oturduğunu ve risklerin yalnızca Fransa ile sınırlı kalmadığını vurguladı. ING Gelişmiş Piyasalar Ekonomisti James Smith, meclisteki bölünmüş yapının bütçe açığını düşürmeyi imkansız kıldığına dikkat çekerken, Deutsche Bank Analisti Jim Reid ise piyasaların Avro Bölgesi'nde yeni bir sistemik borç krizinin ilk evresini fiyatlamaya başladığını belirtti.

Piyasa Notu: Fransa tahvillerindeki faiz sıçraması ve artan siyasi belirsizlik avro üzerinde kalıcı baskı yaratırken, yatırımcıların riskten kaçış refleksiyle Alman tahvilleri ve ABD dolarına yönelmesi paritedeki aşağı yönlü eğilimi hızlandırıyor.

Paylaş: