Fon Piyasasında Likidite Düğümü: SPK'dan Ara Ödeme Hamlesi Gelirken Satış Baskısı Uyarısı
Tasfiyeye giren fonlarda mahsur kalan yaklaşık 1 trilyon liralık birikim ve 456 bin yatırımcının nakit sıkışıklığı piyasayı kilitlerken, SPK'nın devreye aldığı ara ödeme formülü piyasada yeni bir satış baskısı ikilemini beraberinde getiriyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiye sürecine alınan fonlarda kilitlenen likidite, reel sektörden bireysel tasarruf sahiplerine kadar uzanan geniş bir alanda nakit akışını zorluyor. Reuters hesaplamalarına göre 16 Eylül itibarıyla toplam büyüklüğü yaklaşık 1 trilyon liraya ulaşan ve 456 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren fonlardaki tıkanıklık, piyasa dengelerini yeniden şekillendiriyor.
Tasfiye Süreci ve 1 Ekim Ara Ödeme Düzenlemesi
Mevzuat gereği fon tasfiyelerinin aylar sürebilmesi, borç, maaş ve ticari ödemelerini fondaki nakdine göre planlayan binlerce yatırımcının likidite krizine girmesine yol açtı. Oluşan mağduriyeti hafifletmek amacıyla SPK, 1 Ekim tarihinde yayımladığı düzenlemeyle mutabakatı sağlanan yatırımcılara tasfiye nihayete ermeden ara ödeme yapılabilmesinin önünü açtı.
Ekonomist Koray Nomi yaptığı değerlendirmede, bu adımı gecikmiş ancak zorunlu bir müdahale olarak nitelendirerek, yaşanan durumun bir bankacılık sistemi krizinden ziyade sert bir likidite sıkışması olduğunu vurguladı. Nomi, fondaki varlıklarına erişemeyen tasarruf sahiplerinin taahhütlerini yerine getirememesinin ticari zincirde zincirleme tıkanmalara neden olduğuna dikkat çekti.
Hızlı Varlık Satışı ve Piyasa Baskısı İkilemi
Ara ödemelerin finanse edilebilmesi için fon portföyündeki varlıkların nakde dönüştürülmesi gerekliliği, piyasa uzmanları tarafından yeni bir risk unsuru olarak görülüyor. Ekonomist Haluk Bürümcekçi'nin analizlerine atıfta bulunan değerlendirmelerde, alıcının sığ olduğu piyasa koşullarında varlıkların aceleyle elden çıkarılmasının fiyatları aşağı yönlü baskılayabileceği belirtiliyor.
Varlıkların alelacele satılması, özellikle hisse senedi ve borçlanma araçları piyasasında ilave kayıpları tetikleyebilir. Yatırımcıyı nakde kavuştururken piyasadaki satış baskısını derinleştirmemek adına dengeli bir tasfiye takvimi hayati önem taşıyor.
Eylül ayında pay senedi yatırımcı sayısının yaklaşık 105 bin kişi gerilediği hatırlatılırken, para piyasası fonlarındaki daralma ve fon çıkışlarının yaklaşık yarısının döviz ile altın mevduatına yöneldiğine işaret eden Goldman Sachs raporları da piyasadaki güven erozyonunun boyutlarını ortaya koyuyor.
Reel Sektöre Yansıyan Borç Yükü
Fonlardaki blokaj yalnızca bireysel yatırımcıları değil, işletme sermayesini bu fonlarda değerlendiren KOBİ'leri de vurdu. Tedarikçi ödemeleri ve maaş günleri aksayan işletmelerin ilave borçlanma maliyetiyle karşı karşıya kaldığı, bu durumun bankacılık sisteminde takipteki alacak riskini artırabileceği ifade ediliyor.
Piyasa Notu: Fonlardaki kilitlenmenin aşılması adına atılan ara ödeme adımları bireysel nakit ihtiyacını rahatlatabilir; ancak portföydeki varlıkların hızla likide edilmesi Borsa İstanbul ve tahvil piyasasında kısa vadeli volatiliteyi artırabilir.