Finansal Piyasalarda Yüzde 10'luk Servet Erimesi: Fon Krizi ve Borsa Düşüşü Büyümeyi Frenliyor
Hisse senetlerinde yaşanan yüzde 25'lik kayıp ve fon piyasasındaki dalgalanma hanehalkı servetinde reel yüzde 10'luk erimeye yol açarken, milli gelir büyümesinde 0,5 puanlık aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Finansal piyasalarda son iki ayda hızlanan değer kayıpları, tasarruf sahiplerinin bilançolarında belirgin bir tahribat yarattı. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi öncülüğünde hisse senedi piyasasında kaydedilen yüzde 25'e varan geri çekilme, altın fiyatlarındaki düzeltme hareketleri ve fon piyasasında patlak veren likidite gerilimi hanehalkı toplam reel servetinde yaklaşık yüzde 10'luk daralmaya yol açtı. Küresel borsalardaki yüzde 9'luk düşüş eğiliminin de eklenmesiyle derinleşen bu tablo, iç talep dinamiklerini doğrudan etkilemeye başladı.
Servet Etkisi Büyümeyi 0,5 Puan Baskılıyor
Ekonomi literatüründe harcama eğilimini doğrudan belirleyen parametreler arasında yer alan servet etkisi, Türkiye'nin büyüme patikasında belirgin bir fren mekanizmasına dönüştü. Yapılan hesaplamalara göre hanehalkı servetinde gözlenen her yüzde 10'luk erime, nihai tüketim harcamaları kanalıyla gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesi üzerinde yaklaşık 0,5 puanlık negatif baskı yaratıyor.
Son dönemde finansal varlıklarda meydana gelen değer kayıplarının hanehalkı harcama iştahını kesmesiyle birlikte, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin büyüme projeksiyonları yüzde 3 bandından yüzde 2,5 seviyesine doğru aşağı yönlü revize ediliyor. İç talepteki bu hızlı ivme kaybı, yürütülen dezenflasyon sürecini tüketim tarafında desteklese de reel sektörün ciro ve kârlılık göstergelerinde sert daralma riskini artırıyor.
İç Talepte Soğuma ve Makro Dengeler
Borsadaki sert satış dalgası ile yatırım fonlarında gerçekleşen çıkışlar, özellikle orta ve üst gelir grubunun tüketim kalıplarında tasarruf eğilimini zorunlu kılıyor. İhracatçıların maruz kaldığı fiyat rekabeti baskısı ve küresel jeopolitik risklerin sürdüğü bir konjonktürde, finansal varlıklardaki değer kaybının tüketim üzerindeki baskılayıcı rolü ekonomik aktivitede hedeflenenden daha sert bir soğuma riskini gündeme getiriyor.
Piyasa Notu: Finansal varlıklardaki yüzde 10'luk reel kayıp, bireysel tüketim harcamalarını kısarak iç talepte belirgin bir soğuma yaratırken, büyümenin 0,5 puan aşağı çekilmesi şirket kârlılıklarını ve hisse değerlemelerini baskılayabilir.