Fed Faizinde 'Yumuşak İniş' Senaryosu Güçlendi: Tahvil Faizlerindeki Zirve Piyasaları Böldü
ABD'de çekirdek PCE enflasyonunun beklentilerin altına inmesi Fed'in faiz artışlarını öteleyebileceği beklentisini artırırken, dirençli büyüme ve tarihi seviyelere tırmanan tahvil faizleri küresel piyasalarda dalgalı bir seyre neden oldu.
ABD ekonomisinden gelen son makroekonomik veriler, para politikasında "yumuşak iniş" senaryolarını yeniden canlandırırken küresel piyasalarda varlık fiyatlamalarının ayrışmasına yol açtı. Fed'in yakından izlediği gıda ve enerji hariç çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, ağustosta aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 3 artışla yüzde 3,3'lük piyasa beklentisinin altında kaldı. Enflasyondaki ivme kaybı sonrası para piyasalarında ekim ayında Fed'in faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 70'ten yüzde 38'e geriledi.
Buna karşılık, ABD'nin ikinci çeyrek büyüme verisi yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,5 olan öncü tahminleri geride bırakarak yüzde 2,2'ye revize edildi. Eylül ayı özel sektör istihdamının da 90 bin kişi artarak beklentileri aşması ve tüketim harcamalarının yüzde 0,9 yükselmesi, ülke ekonomisinin yüksek faiz ortamına karşı direncini koruduğunu teyit etti. Bu tablo, uzun vadeli faizlerin yüksek kalacağı algısını destekleyerek tahvil piyasasında sert satışlara yol açtı.
Satış baskısıyla ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31 ile 2007'den bu yana, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,65 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördükten sonra sırasıyla yüzde 5,28 ve yüzde 5,62 düzeyinde dengelendi. Tahvil getirilerinden güç alan dolar endeksi 101,7 seviyesine tırmanarak 24 Haziran sonrası zirvesine ulaştı. Emtia cephesinde ise ons altın yüzde 0,7 artışla 4 bin 184 dolara çıkarken, aralık vadeli Brent petrolün varili yüzde 1,4 düşüşle 96,6 dolara geriledi.
Piyasalarda New York borsası tahvil faizlerinin gölgesinde günü karışık kapattı; Dow Jones yüzde 0,86 ve S&P 500 yüzde 0,25 değer kaybederken, Micron Technology bilançosunun desteğiyle Nasdaq yüzde 0,24 prim yaptı. Avrupa borsaları ise Almanya'da eylül enflasyonunun yüzde 3,3'e yükselmesi ve İngiltere'de ikinci çeyrek GSYH'sinin yıllık yüzde 1,4 büyümesiyle faiz baskısının süreceği endişeleriyle geriledi. DAX 40 yüzde 0,79, CAC 40 yüzde 0,89 ve FTSE 100 yüzde 0,29 kayıpla kapandı.
Asya tarafında, Güney Kore'nin yarı iletken ihracatındaki rekor performans öncülüğünde eylül ayı toplam dış satımının yıllık bazda yüzde 83,5 sıçraması ve Micron'un olumlu bilançosu teknoloji hisselerini yukarı taşıdı; Nikkei 225 yüzde 2,9, Kospi ise yüzde 1,2 değer kazandı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi önceki işlem gününde gelen genele yayılan satışlarla yüzde 2,79 gerileyerek 11.947,18 puandan günü tamamladı. Dolar/TL bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,1 primle 49,0360 seviyesinde el değiştiriyor. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin tasfiye sürecindeki fonlarında mutabakatı tamamlanan pay sahiplerine mahsuben ara ödeme yapılmasını kararlaştırdı. Analistler teknik açıdan BIST 100'de 11.800 ve 11.700 seviyelerinin destek, 12.100 ve 12.200 puanın ise direnç konumunda olduğunu vurguluyor.
Piyasa Notu: ABD büyümesinin ve çekirdek tüketimin dirençli kalması küresel sermayeyi dolar ve yüksek getirili ABD tahvillerine yönlendirirken, gelişmekte olan ülke piyasalarında risk iştahını baskılamaya ve yerel varlıklarda dalgalanmayı yüksek tutmaya devam ediyor.