Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

11.165,44▲ +%0,13

Dolar

49,67 ₺▲ +%0,10

Euro

55,39 ₺▼ -%0,17

Gram Altın

6.484,16 ₺▲ +%0,74

Ons Altın ($)

4.059,81 $▲ +%0,61

Bitcoin

80.769 $▲ +%0,62

Brent Petrol

111,33 $▲ +%0,78

Ekonomi

Enflasyonda Enerji Baskısı ve Büyüme Çıkmazı: Yüzde 2 Büyüme Eşiğinde Fiyatlama Gücü Kırılıyor

Türkiye ekonomisinde büyümenin yüzde 2 eşiğinin altına inmesiyle reel sektörün fiyatlama gücü zayıflarken, enerji sübvansiyonlarının geri çekilmesi dezenflasyon sürecine 5 ila 6 puanlık ek yük getiriyor.

Enflasyonda Enerji Baskısı ve Büyüme Çıkmazı: Yüzde 2 Büyüme Eşiğinde Fiyatlama Gücü Kırılıyor

Türkiye ekonomisinde yürütülen dezenflasyon sürecinde iç talep baskıları belirgin biçimde hafiflerken, büyüme ve maliyet dinamikleri arasındaki makas daralıyor. Ekonomik büyümenin yıllık bazda yüzde 2 eşiğinin altına gerilemesiyle birlikte, reel sektör firmalarının girdi maliyetlerini nihai tüketici fiyatlarına yansıtma kabiliyetinde somut bir kırılma yaşanıyor. Buna karşın, enerji maliyetleri ve sübvansiyonların azaltılması enflasyonun ana patikaya oturmasını zorlaştırıyor.

Çekirdek Göstergeler İyileşiyor, Enerji Yükü Sürüyor

Fiyatlama dinamiklerindeki temel eğilimi gösteren çekirdek enflasyon ve yayılım endeksleri, aylık bazda yüzde 2 seviyesinin altına doğru bir gevşeme eğilimi sergiliyor. Ancak manşet veriler üzerindeki maliyet baskısı tam olarak bertaraf edilebilmiş değil. Enerji fiyatlarındaki küresel hareketlilik ile birlikte eşel-mobil sisteminin kademeli terk edilmesi ve kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) sübvansiyonlarının piyasa koşullarına uyarlanması, tüketici enflasyonuna doğrudan 5 ila 6 puanlık ek yük bindiriyor.

Yüzde 2 Eşiği ve Kâr Marjlarında Aşınma

İktisadi aktivitedeki yavaşlamanın yüzde 2 kritik eşiğinin altına inmesi, piyasa dinamiklerinde arz ve talep dengesini köklü şekilde değiştiriyor. Tüketici talebindeki zayıflama nedeniyle reel sektör şirketleri, yükselen işletme ve enerji maliyetlerini etiketlere yansıtmak yerine kâr marjlarından feragat etmek zorunda kalıyor. Bu durum, dezenflasyonu hızlandırıcı bir etki doğursa da üretim ve istihdam dengesi üzerinde ilave riskler yaratıyor.

Enflasyon Patikasında Beklenti Ayrışması

Enflasyonun mevcut seyri, yüzde 30 düzeyine inişin tek haneli hedeflere kıyasla daha gecikmeli gerçekleşeceğini ortaya koyuyor. Ekonomi yönetiminin resmi hedefi yüzde 21 seviyesini işaret ederken, piyasa aktörleri maliyet katılıkları ve sübvansiyon çıkışlarını göz önüne alarak yüzde 25 seviyesini çok daha rasyonel bir yıl sonu eşiği olarak fiyatlıyor.

Piyasa Notu: Şirketlerin kâr marjlarındaki daralma Borsa İstanbul tarafında bilanço baskısını artırırken, tasarruf sahipleri için reel getirinin korunmasında enflasyon katılığını aşabilecek araçlar kritik önemini koruyor.

Paylaş: