Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

12.265,98▲ +%0,43

Dolar

49,40 ₺▲ +%0,03

Euro

55,65 ₺▼ -%0,18

Gram Altın

6.644,78 ₺▲ +%1,51

Ons Altın ($)

4.191,48 $▲ +%0,11

Brent Petrol

102,76 $▲ +%0,84

Bitcoin

83.097 $▲ +%0,37

Ekonomi

Çin'in Ticaret Rotasındaki Kayma Türk İhracatçısını Nasıl Etkileyecek? DEİK'ten Kritik Analiz

ABD'nin ek tarifeleri sonrası Batı'da pazar kaybeden Çin, rotayı Afrika ve Orta Doğu'ya kırdı. DEİK Başkanı Nail Olpak, Türk sanayicisinin hedef pazarlarda karşılaştığı tabloyu ve ihracatçıların kur taleplerini değerlendirdi.

ABD yönetiminin 2025 yılında devreye aldığı ek gümrük tarifeleri, küresel ticaret haritasını kökten değiştiriyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) hazırladığı analiz, Washington ile Pekin arasındaki gerilimin ardından Çin'in rotayı Türk iş dünyasının geleneksel etki alanları olan Afrika, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına çevirdiğini ortaya koydu.

DEİK Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyurulan raporda, Çin'in ABD pazarındaki ihracat payının 2024'teki yüzde 14,68 seviyesinden 2025'te yüzde 11,14'e gerilediği belirtildi. ABD'deki pazar kaybını telafi etmek isteyen Pekin yönetimi, aynı dönemde Afrika'ya ihracatını yüzde 25,9, Orta Doğu'ya yüzde 9,7 ve Avrupa Birliği'ne yüzde 8,63 oranında artırdı. Nijerya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Almanya bu yönelimin merkez üsleri haline geldi.

Rapor sonuçlarını değerlendiren DEİK Başkanı Nail Olpak, Çin'in yöneldiği bu coğrafyaların doğrudan Türk ihracatçısının büyüme alanı olduğunu vurguladı. Mısır örneğinde Çin'in ihracatının 19,97 milyar dolara ulaşırken Türkiye'nin 4,07 milyar dolarda kaldığını, BAE'de ise Çin'in 72,9 milyar dolarlık satışı karşısında Türkiye'nin 9,28 milyar dolarlık hacme sahip olduğunu hatırlatan Olpak, rekabet makasının açıldığına işaret etti.

Türkiye'nin Pekin karşısında yalnızca fiyatla rekabet edemeyeceğini dile getiren Olpak, yeni dönemin parolasını 'güven rekabeti' olarak tanımladı. Küresel tedarik zincirlerinde maliyet kadar güvenli ortaklık, coğrafi yakınlık ve istikrarın öne çıktığını belirten DEİK Başkanı, Türkiye'nin katma değeri yüksek, markalı ve teknolojik üretime odaklanarak bu dönüşümden pay alabileceğini aktardı.

İhracatçı kanadından gelen döviz kuru taleplerine de değinen Nail Olpak, kur artışının mucizevi bir çıkış yolu olmadığını savundu. Dış ticaret açığı veren bir yapıda devalüasyon beklentisinin kısa vadeli bir rahatlama sağlasa bile hızla iç fiyatlara ve enflasyona yansıdığını vurgulayan Olpak, yurt dışındaki alıcıların da kurdaki artışı gerekçe göstererek Türk üreticilerden ilave iskonto talep ettiğini, dolayısıyla meselenin kurdan ziyade katma değer üretimi olduğunu ifade etti.

Piyasa Notu: Çin'in yakın pazarlara yığdığı arz fazlası, Türk sanayicisi için geleneksel pazarlarda sert bir marj baskısı anlamına gelse de; Avrupa ve Körfez bölgesinin tedarik zincirini çeşitlendirme arayışı, Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırım ve stratejik ortaklık fırsatı sunabilir.

Paylaş:
DEİK Raporu: Çin'in Yeni İhracat Rotası ve Türkiye'ye Etkileri | ParaPazarı