Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

11.070,50▼ -%0,42

Dolar

49,76 ₺▲ +%0,14

Euro

55,72 ₺▼ -%0,01

Gram Altın

6.411,90 ₺▲ +%0,42

Ons Altın ($)

4.020,76 $▲ +%0,48

Bitcoin

79.976 $▼ -%0,45

Brent Petrol

110,44 $▼ -%0,74

Ekonomi

Borsa İstanbul'da 7,2 Trilyon Liralık Değer Kaybı: Kredili Pozisyonlar Hisseleri Baskılıyor

Borsa İstanbul'da toplam piyasa değeri 28 Ağustos'taki zirvesinden bu yana 7,2 trilyon lira eriyerek 14,1 trilyon liraya geriledi; yüksek faiz ortamında zorunlu kapatılan kredili pozisyonlar satış baskısını derinleştiriyor.

Borsa İstanbul'da 7,2 Trilyon Liralık Değer Kaybı: Kredili Pozisyonlar Hisseleri Baskılıyor

Borsa İstanbul'da son aylarda artan likidite baskısı ve zorunlu pozisyon tasfiyeleri, toplam piyasa değerinde tarihi bir erimeye yol açtı. 28 Ağustos tarihinde 21,3 trilyon lira seviyesinde bulunan Borsa İstanbul toplam piyasa değeri, aradan geçen süreçte 14,1 trilyon liraya kadar gerileyerek 7,2 trilyon liralık sert bir değer kaybına işaret etti.

Kredili Pozisyonların Tasfiyesi Satışları Tetikliyor

Piyasalarda yaşanan geri çekilmenin arkasındaki temel dinamiklerden biri, yüksek kredi faizleri ve aracı kurumların sermaye yeterlilik rasyolarını koruma zorunluluğu oldu. Artan finansman maliyetleri karşısında taşınması güçleşen kredili pozisyonların aracı kurumlarca zorunlu tasfiyeye tabi tutulması, piyasa derinliği görece sığ hisselerde taban serilerini beraberinde getirdi.

Satış dalgasının yalnızca yan tahtalarla sınırlı kalmadığı, Ereğli Demir Çelik gibi BIST 30 endeksinin lokomotifi ve en likit hisselerinde dahi taban seviyelerin test edildiği görüldü. Bu durum, piyasadaki satış baskısının şirketlerin temel dinamiklerinden ziyade doğrudan nakde ulaşma ve teminat tamamlama ihtiyacından kaynaklandığını ortaya koydu.

Şirketlerin Yarıdan Fazlası Defter Değerinin Altında

Yaşanan sert fiyat düzeltmeleri sonucunda Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin yarıdan fazlası defter değerinin altında fiyatlanmaya başladı. Buna karşın genel likidite darlığı ve para piyasası fonları ile mevduat faizlerinin sunduğu risksiz getiri alternatifi, hisse senetlerine yönelen yeni alımların önünü kesmeye devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) hanehalkı beklenti anketi sonuçları da yerli bireysel yatırımcının hisse senedi piyasasına ilgisindeki sert zayıflamayı teyit etti. Ankette, tasarruflarını hisse senedinde değerlendirmeyi tercih edenlerin oranının yüzde 1 seviyelerine kadar gerilemesi, tabana yayılan yerli talebin belirgin ölçüde azaldığını gösterdi.

Yabancı Girişi İçin Yapısal Adımlar Bekleniyor

MSCI ve FTSE gibi uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye ilişkin sınıflandırma ve değerlendirmelerini ileri tarihlere ertelemesi, yabancı takas payının yeniden yüzde 60-70 bandına çıkabilmesi için gereken yapısal reform sürecine zaman tanıyor. Mevcut konjonktürde yabancı payının yüzde 30'lu seviyelerde dengelenmesi, iç piyasadaki kredi ve likidite darboğazının endeks üzerindeki etkisini daha da belirginleştiriyor.

Piyasa Notu: Hisse senetlerinin defter değerlerinin altına gerilemesi uzun vadeli değer yatırımı açısından fırsat pencereleri sunsa da, kredi tasfiyeleri ve yüksek risksiz faiz ortamı sona ermeden kalıcı bir fiyat toparlanması zor görünmektedir.

Paylaş: