BDDK'dan Bireysel Borç Uyarısı: İhtiyaç Kredisinde Takip Oranı Zirveye Çıktı
BDDK verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı yüzde 6,83 ile tepe noktasına ulaşırken, bireysel kredi kartlarında bu oran yüzde 5,9'a yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 9 Ekim tarihli verileri, bireysel borçlanmadaki tahsilat riskinin ve borç ödeme güçlüğünün kritik eşiğe dayandığını ortaya koydu. Finansman maliyetlerindeki artış ve sıkı para politikası adımlarıyla birlikte, ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı yüzde 6,83 seviyesine ulaşarak dönemsel zirvesini gördü.
Bireysel Borçlanmada Alarm Sinyalleri
BDDK'nın güncel bültenine göre bankacılık sektörünün toplam takipteki alacak oranı yüzde 3,2 olarak gerçekleşirken, bireysel segmentteki bozulma belirginleşti. İhtiyaç kredilerinde tahsil edilemeyen borç oranı yüzde 6,83'e çıkarken, bireysel kredi kartlarında takibe düşme oranı ise yüzde 5,9 seviyesine ulaştı. Kredi genişlemesindeki sert frenleme hem hanehalkı bütçesini hem de reel sektörün nakit akışını baskılamayı sürdürüyor.
Kredi Büyüme Hızında Sert Yavaşlama
Parasal sıkılaşma ve makroihtiyati tedbirlerin etkisiyle tüketici kredilerindeki yıllık büyüme hızı yüzde 14,5'e kadar geriledi. Ticari krediler cephesinde de benzer bir ivme kaybı gözlemlenirken, yıllık büyüme yüzde 23,6 seviyesinde dengelendi. Krediye erişim koşullarının zorlaşması ve yüksek faiz oranları, borç çevirme kapasitesini sınırlıyor.
Konut Piyasasında İpotekli Satış Payı Geriledi
Finansmana erişimdeki zorluklar gayrimenkul sektörüne de doğrudan yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Eylül ayında konut satışları yıllık bazda yüzde 15,3 azalarak 142 bin adede indi. Aynı dönemde ipotekli konut satışları 23 bin düzeyinde kalarak toplam satışlar içindeki payını yüzde 16'ya düşürdü. Bu oran Mayıs ayında yüzde 21 seviyesindeydi. Yüksek inşaat maliyetleri ve kredi faizlerinin oluşturduğu bariyerler, alıcıları peşin ve alternatif tasarruf modellerine yönlendiriyor.
Piyasa Notu: Bireysel kredilerdeki takip oranlarının zirve yapması ve ipotekli satışların pay kaybetmesi, hanehalkının borç çevirme kapasitesinin daraldığını ve finansman maliyetlerinin tüketim iştahını belirgin şekilde frenlediğini gösteriyor.