Bankacılıkta Kâr Marjı Baskısı ve Kredi Genişlemesi İçin Tedbir Arayışı
Politika faizindeki indirimin kredi faizlerine sınırlı yansıması ve daralan kâr marjları, bankacılık sektöründe makroihtiyati tedbirlerin gevşetilmesi beklentisini artırıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 9 aylık aranın ardından gerçekleştirdiği 100 baz puanlık politika faizi indirimi sonrasında, finans piyasalarında kredi ve mevduat faizlerindeki ayrışma dikkat çekiyor. Faiz indiriminin ardından bankaların fonlama maliyetlerini dengelemek adına mevduat faizlerini 2 ila 2,5 puan bandında aşağı çekmesi beklenirken, kredi faizlerindeki düşüşün ise yaklaşık 1 puanla sınırlı kalacağı öngörülüyor.
Kâr Marjlarında Sıkışma ve Sermaye Baskısı
Yüksek faiz ortamı ve enflasyon muhasebesinin getirdiği yükler, bankacılık sektörünün özkaynak kârlılıkları üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Konut ve taşıt kredisi hacimlerinin daralması ve kredi kartı faiz tavanları nedeniyle faiz marjları daralan sektör, kaynak maliyetlerini hızla aşağı çekmeye odaklanıyor. Buna karşın risk primi ve düzenleyici kısıtlamalar, kredi faizlerinin aynı hızda gerilemesini engelliyor.
Makroihtiyati Tedbirlerde Gevşeme Beklentisi
Piyasada iç talebi dengeleme adımları kapsamında Ticaret Bakanlığı belirli tüketim ürünlerinde taksit sınırlarını ve vadelerini esneterek ilk canlanma adımını attı. Ancak reel sektörün ve bireysel tüketicilerin finansmana erişimini artırmak adına gözler Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) çevrildi. Sektör temsilcileri, kredi musluklarının kontrollü biçimde açılabilmesi için makroihtiyati çerçevenin aşamalı olarak gevşetilmesini bekliyor.
Piyasa Notu: Mevduat faizlerindeki düşüşün kredi faizlerinden daha hızlı gerçekleşmesi tasarruf sahiplerinin reel getirisini sınırlarken, kredi faizlerindeki gevşemenin sınırlı kalması borçlanma maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyredeceğine işaret ediyor.