Avrupa Doğal Gazında Kriz Seviyesi: Fiyatlar 100 Avroyu Aştı
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat kesintileri ve Asya'nın agresif LNG alımları, Avrupa'da doğal gaz fiyatlarını megavatsaat başına 101 avroya taşıyarak Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıkardı.
Avrupa enerji piyasalarında kış öncesi alarm zilleri çalıyor. Kıtanın gösterge fiyatı kabul edilen Hollanda merkezli TTF'de kasım vadeli kontratlar gün içinde megavatsaat başına 101 avroya yaklaşarak son dört yılın zirvesini gördü. Böylece fiyatlar, Aralık 2022 döneminden bu yana ilk kez 100 avro kritik eşiğinin üzerine tırmandı.
Eylül ayı başında 70 avro bandının altında seyreden kontratlardaki sert sıçramanın merkezinde Orta Doğu'daki askeri gerilim yer alıyor. Dünya genelindeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının beşte birini tek başına karşılayan Katar'ın sevkiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki fiili abluka nedeniyle kriz öncesi dönemin dörtte birine geriledi. Deniz yolundaki tıkanıklığın aşılamaması, yaklaşan kış sezonu öncesinde fiziki tedarik endişelerini tırmandırdı.
Avrupa'yı köşeye sıkıştıran bir diğer faktör ise Doğu pazarından gelen baskı oldu. Kış aylarında kesinti yaşamak istemeyen Asyalı ithalatçılar ile kışlık rezervlerini güvenceye almaya çalışan Çin, spot piyasadan yüksek primlerle gaz toplamayı sürdürüyor. Kargo gemilerinin Asya rotasına kayması karşısında Avrupa, sınırlı LNG arzını çekebilmek için fiyat artırmak durumunda kalıyor.
Piyasa uzmanları, kışın mevsim normallerinden soğuk geçmesi senaryosunda megavatsaat fiyatının gelecek yılın başında 130 avroya fırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Kasım ayı başında beklenen sert soğuk dalgası ve düşük rüzgar hızları, henüz tam kapasiteye ulaşamayan kıta depolarından gaz çekişini hızlandırabilir. Fiyatların üç haneli seviyelerde kalıcılaşması durumunda ise Avrupa hükümetlerinin sanayi ve hanehalkı talebini kısmaya yönelik idari kısıtlamaları masaya getirmesi bekleniyor.
Piyasa Notu: Doğal gazdaki üç haneli fiyatlar, kış yaklaşırken Avrupa genelinde elektrik maliyetlerini ve enflasyonist baskıları yeniden tırmandırarak sanayi üretiminde zorunlu kısıntı riskini artırıyor.