Haber, veri ve hesaplama
BIST 100

10.759,56▼ -%3,64

Dolar

49,98 ₺▲ +%0,06

Euro

55,95 ₺▲ +%0,30

Gram Altın

6.292,00 ₺▲ +%1,11

Ons Altın ($)

3.926,80 $▲ +%0,71

Bitcoin

78.388 $▲ +%0,63

Brent Petrol

109,86 $▼ -%2,29

Ekonomi

Ara Ödemede 'Net Yatırım Tutarı' Kriteri: Fon Bakiyesi Neden Esas Alınmıyor?

Tasfiye sürecindeki fonlarda başlatılan ara ödemelerde ekrandaki portföy bakiyesi yerine nakit giriş ve çıkışlarını baz alan 'net yatırım tutarı' formülünün kullanılması, hesaplara geçen tutarlar konusunda soru işaretlerine yol açtı.

Ara Ödemede 'Net Yatırım Tutarı' Kriteri: Fon Bakiyesi Neden Esas Alınmıyor?

Sermaye piyasalarında tasfiye sürecine giren fonlar için başlatılan yaklaşık 29,3 milyar liralık ara ödeme takviminde, yatırımcı hesaplarına yansıyan tutarların hesaplama yöntemi netlik kazandı. Yatırımcıların işlem ekranlarında gördükleri güncel portföy değerleri ile hesaplarına aktarılan ilk ödemeler arasındaki uyumsuzluğun temelinde, uygulanan 'net yatırım tutarı' kriteri yer alıyor.

Ekrandaki Bakiye Neden Geçerli Değil?

Mevcut tasfiye protokolünde, yatırımcının ekranında görünen toplam portföy bakiyesi doğrudan ödeme matrahı olarak kabul edilmiyor. Dağıtım mekanizmasında cari piyasa değeri veya kâğıt üzerindeki kârlar yerine nakit hareketleri esas alınıyor. Sistem, yatırımcının fona aktardığı toplam nakit girişlerinden bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu tüm nakit çıkışlarını düşerek nihai bir 'net anapara' bakiyesi tespit ediyor.

Kâr Realizasyonları Anapara Çıkışı Sayılıyor

Hesaplama formülünde en çok tartışılan başlıkların başında geçmiş işlemler geliyor. Yatırımcıların önceki dönemlerde kâr payı veya getiri realizasyonu amacıyla fona bıraktıkları paylardan yaptıkları kısmi satışlar, sistem tarafından doğrudan anapara iadesi olarak değerlendiriliyor. Bu durum, geçmişte getirisini nakde çevirmiş olan yatırımcıların net yatırım tutarını aşağı çekerek alacakları ara ödeme miktarını önemli ölçüde düşürüyor.

Söz konusu hesaplama yöntemi nedeniyle, bugün itibarıyla birebir aynı fon payına veya portföy büyüklüğüne sahip iki farklı yatırımcı, geçmişteki nakit giriş-çıkış hareketlerinin sıklığı ve büyüklüğüne bağlı olarak tamamen farklı ara ödeme tutarlarıyla karşılaşıyor.

Enflasyon ve Getiri Endekslemesi Bulunmuyor

Uygulanan tasfiye ve ara ödeme prosedüründe dikkate alınan diğer kritik başlıklar şu şekilde öne çıkıyor:

  • Endeksleme Yok: Ara ödeme hesaplamalarında mevduat eşdeğeri getiri, faiz tahakkuku veya enflasyon düzeltmesi bu aşamada dikkate alınmıyor.
  • Şeffaflık Talebi: Yatırımcılar; fona ilk giriş tarihi, düşülen nakit çıkışları ve uygulanan tavan sınırları net şekilde görebilecekleri ayrıntılı hesap dökümlerinin paylaşılmasını talep ediyor.
  • Üst Sınır Kademeleri: Piyasada oluşan 1 milyon TL'lik üst sınır beklentisine karşın ilk etapta 250 bin TL düzeyinde kalan ödemeler, sürecin kademeli bir takvimle işletileceğini gösteriyor.

Hak sahiplerinin net bakiye tespitine ilişkin itiraz ve mutabakat süreçleri sürerken, sonraki ödeme dilimlerinde kalan portföy tasfiyelerinin nasıl yansıtılacağı yakından izleniyor.

Piyasa Notu: Tasfiye mekanizmalarında geçmiş getiri realizasyonlarının anapara çıkışı sayılması, fon yatırımcıları açısından kâğıt üzerindeki değer ile hukuki nakit alacağı arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Paylaş: