ABD Bütçesinde Tarihi Alarm: Faiz Faturası 1 Trilyon Doları Aştı
ABD federal hükümetinin borç faizi faturası 2026 mali yılında 1,05 trilyon dolara fırlayarak savunma harcamalarını geride bıraktı; bütçe açığı 1,99 trilyon dolara ulaştı.
Dünyanın en büyük ekonomisinde borçlanma maliyetleri rekor seviyelere ulaştı. ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül'de tamamlanan 2026 mali yılında federal hükümetin net faiz giderleri 1,05 trilyon dolara fırlayarak bütçe tarihindeki en ağır yüklerden birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 970,4 milyar dolar seviyesinde bulunan faiz faturası, toplam ulusal borcun 40,4 trilyon dolara dayanması ve yüksek Hazine tahvili getirileriyle birlikte ilk kez 1 trilyon dolar eşiğini aştı.
Gelir ve gider dengesindeki makasın açılmasıyla birlikte federal bütçe açığı, bir önceki yıla göre yüzde 12 genişleyerek 1,99 trilyon dolara çıktı. Bu rakam, salgın döneminin olağanüstü harcamalarını barındıran 2021 mali yılındaki 2,77 trilyon dolarlık tablodan bu yana kaydedilen en yüksek açık oldu. Yıl genelinde federal gelirler yüzde 3 artışla 5,4 trilyon dolarda kalırken, harcamalar yüzde 6 tırmanarak 7,4 trilyon doları buldu. Brüt faiz giderleri ise 1,36 trilyon dolar seviyesine ulaştı.
Tırmanan faiz yükü bütçedeki öncelik sıralamasını da kökten değiştirdi. Net faiz ödemeleri, 1,67 trilyon dolarlık Sosyal Güvenlik ve 1,07 trilyon dolarlık Medicare harcamalarının ardından federal bütçenin en büyük üçüncü kalemi konumuna yükseldi. Böylece hükümetin kasasından çıkan faiz ödemeleri, 1,03 trilyon dolarlık temel sağlık harcamaları ile 965,2 milyar dolarlık ulusal savunma bütçesini geride bıraktı.
ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO) tarafından paylaşılan projeksiyonlar, mali tablonun önümüzdeki 10 yılda daha da ağırlaşacağını gösteriyor. CBO hesaplamalarına göre yıllık net faiz ödemeleri 2027'de 1,1 trilyon dolara, 2036 mali yılında ise 2,1 trilyon dolara tırmanacak. Bu kalemlerin Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYH) oranının yüzde 3,3'ten yüzde 4,6'ya yükseleceği öngörülürken, önümüzdeki 10 yıllık dönemde toplam faiz maliyetinin kümülatif olarak 16,2 trilyon doları bulması bekleniyor.
Mevcut tabloyu değerlendiren ING Amerika Bölgesel Araştırma Başkanı Padhraic Garvey, faiz ödemelerinin toplam kamu harcamaları içerisindeki payının yaklaşık yüzde 12'ye dayandığına işaret etti. Fransa'da bu oranın yalnızca yüzde 4 olduğuna değinen Garvey, ABD'nin borç dinamikleri açısından daha kırılgan görünmesine karşın piyasalarda henüz sistemik bir istikrarsızlık fiyatlanmadığını vurguladı. Garvey, swap faiz farklarındaki daralmanın piyasanın Hazine tahvillerine aşırı olumsuz yaklaşmadığını kanıtladığını belirterek, yapay zekanın sağladığı verimlilik artışının reel faizleri yukarıda tuttuğunu ve sınırlı istihdam artışına rağmen ekonominin yüzde 2 civarında büyümeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Piyasa Notu: ABD tahvil arzındaki astronomik artış ve devasa faiz yükü, küresel risksiz faiz oranlarının uzun süre yüksek kalmasına zemin hazırlayarak gelişmekte olan piyasaların dış borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskıyı canlı tutuyor.